1. Anasayfa
  2. /
  3. Haber Arşivi
  4. /
  5. 3. Ulusal Yeni Medya...

3. Ulusal Yeni Medya Kongresi

Günümüzde İnternet’in ve yeni medya teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte yeni medya ortamları bir “hak mücadeleleri” alanına dönüştü. Yeni medya ortamları bir yandan yurttaşlara hukuki ve kültürel haklarını daha etkin kullanabilmek ve bu hakları genişletmek için olanaklar sunuyor. Diğer yandan alanın mevcut ekonomik, politik ve hukuki yapısının bir sonucu olarak bu hakları sınırlamak için sürekli yeni taktik ve stratejiler gündeme getiriliyor. Ortaya çıkan bu ikili tablo, bu ortamlarda daha fazla otoriterlik, denetim, metalaşma ve ticarileşmeyi hedefleyen devletler ve şirketlerle, haklarına sahip çıkan ve yeni hak kazanımları için mücadele eden katılımcı yurttaşlar arasındaki hak mücadelesinin, “hak odaklı yeni medya” başlığı altında tartışılmasını zorunlu kılmaktadır.

Yeni medya dolayımlı ortamlarda devletler ve şirketler, bazen yasal bazen de yasal olmayan yöntemlerle paylaşılan verileri kaydetmekte, denetlemekte, gözetlemekte, veri tabanları oluşturmakta, kısacası hak ihlalleri yapmaktadır. Bunun karşısında yeni medya okuryazarı olan katılımcı yurttaşlar da çeşitli direniş stratejileri geliştirmekte, yeni medya ortamlarının egemen güçler tarafından hesap verebilirlik bağlamında etkin kullanımı için mücadele etmektedir. Bu ekoloji, toplumlardaki çeşitli dezavantajlı grupların sesinin duyurulması ve bu grupların mağduriyetlerinin giderilmesi anlamında da çeşitli hak mücadelelerine tanıklık etmektedir. Öte yandan, yurttaşların söz konusu denetim ve gözetim mekanizmasına kimi zaman dolaylı destek vermeleri kimi zaman da rıza göstermeleri, hakların savunulması kadar hakların kullanım bilincinin de tartışılmasını gerekli kılmaktadır.

Hak odaklılık vurgusu başlangıçta daha çok çocuk, kadın, ifade özgürlüğü alanında şekillenirken, günümüzde yaşanan küresel şiddet ortamında artık genişleyerek insan hakları eksenine oturmaktadır. “Müşterekler” olgusu işte tam da bu noktada devreye girer. Farklı bağlam ve zaman-mekân ilişkileri ekseninde ortaklaşmalar, dayanışma pratikleri ve tartışma platformları ortaya çıkmaktadır. Hak mücadelesinin müşterekliği, birlikte hareket etmeye ve ortak aklın dayanışmasından üreyen işbirliklerini ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla hak odaklı yeni medya üzerine temellenen tartışmalarda toplumsal cinsiyet, gelir, eğitim, etnik/dinsel köken, sınıf vb. eşitsizliklerden muzdarip olanların, görünmeyen/gösterilmeyenlerin, dezavantajlı grupların, ezilenlerin lehine verilen hak mücadelelerinin doğası irdelenmelidir. Diğer yandan, devletler ve şirketlerin kullandıkları incelikli hegemonya pratiklerinin serimlenmesi, söz konusu terminolojik muhtevaya güncel katkılar verebilecek teorik-pratik odakta tartışılması oldukça anlamlıdır.

Skip to content