1. Anasayfa
  2. /
  3. Haber Arşivi
  4. /
  5. Aktivistlerin ‘Cenevre İnsan Hakları...

Aktivistlerin ‘Cenevre İnsan Hakları ve Demokrasi Zirvesi’ izlenimleri

Aktivistler Erva Nur Çınar ve Ali İhsan Nergiz, her yıl Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi arifesinde İsviçre’de düzenlenen Cenevre İnsan Hakları ve Demokrasi Zirvesi’ne 21 Şubat 2017 tarihinde #SivilDüşün Hareketlilik ve Ağ Oluşturma Desteği sayesinde katılım gösterdi. Cenevre’de yaşadıklarını kaleme dökerek Sivil Düşün’e gönderen aktivistlere kulak veriyoruz:
” İnsan hakları ihlallerinin yaygın olarak yaşandığı ancak İnsan Hakları Konseyi’nde masaya tartışılmayan birçok ülkeden konuşmacılar, kendi ülke kendilerinin ve yakınlarının yaşadıkları sorunları dile getirerek uluslararası camiaya destek çağrısında bulundu.İnsan Hakları Konseyi (Human Rights Council) her yıl, küresel anlamda yaşanan insan hakları ihlalleri üzerine konuşmak ve bu ihlallere yönelik çözüm önerileri üretmek amacıyla toplanan bir Birleşmiş Milletler organizasyonu. Bu organizasyon 15 Mart 2006 tarihinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sonucunda alınan karar sonucunda Birleşmiş Milletler üyesi olan 47 ülkenin iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Ancak bu konseyde dikkat çekilmesi gereken, masaya yatırılıp çözüm önerileri geliştirilmesi gereken tüm ülkelere yer verilmiyor.

The Geneva Summit for Human Rights and Democracy isimli organizasyon ise 2009 yılından bu yana her yıl bu konsey öncesinde 25 farklı STÖ’nün desteğiyle bir zirve düzenliyor. Bu zirvenin temel amacı; özellikle konsey sırasında çok fazla değinilmediği ya da değinilmesinin gerekli olduğu düşünülen hak ihlallerine dair hikayelerle uluslararası boyutta bir iş birliği oluşturmak. Toplantı süresince belirlenen başlıklarda hak ihlalleriyle karşılaşmış kişilerin hikayeleri üzerine konuşuluyor.

Sadece zirveye katılım göstermekle kalmayıp bir gün öncesinde Cenevre’de Birleşmiş Milletler binasını ziyaret ederek bir rehber eşliğinde kuruma dair önemli bilgiler edindik. İnsan Hakları Konseyi öncesinde yapılan destekleyici toplantıları izleme fırsatı yakaladık ve bu toplantıların işleyişine dair fikir edindik.”

[vc_single_image image=”11838″ img_size=”large”]

“Ülkeler, toplumlar, kültürler farklı olsa da demokrasi uygulamalarında hatalar olan, insan hakları ihlallerini sistematikleştiren her ülkede birbirine benzer tablolar görmek bizim açımızdan oldukça önemliydi. Türkiye’den Can Dündar’ın konuşmacı olarak yer aldığı zirvede Rusya, Venezuela, Kuzey Kore, Vietnam, Maldivler, Küba ve İran olmak üzere birçok farklı ülkeden konuşmacı yer aldı.

Zirve süresince The Return of Authoritarianism (Otoriter Rejimlerin Dönüşü=, Fighting Oppression and Defending Human Rights (Baskıyla Mücadele Etmek ve İnsan Haklarını Savunmak), Art for Human Rights(İnsan Hakları için Sanat), The Fight for Freedom and Democracy(Demokrasi ve Özgürlük için Savaşmak), Voices for The Voiceless(Sesi Olmayanların Sesi Olmak)’ gibi başlıklar altında farklı oturumlara yer verildi.

Bu oturumlar sırasında hükümet politikalarının baskısı altında kalan, politik suçlu sayılan ve mahkumiyetleri süresince devamlı işkenceye maruz kalan Kwang-jin Kim ve Dang Xuan Dieu, İŞİD tarafından seks kölesi olarak zorla alıkonulan Shirin, ülkesindeki askeri darbe sonucu suçlu sayılarak mahkum edilen ve görevini bırakmaya zorlanan Maldivlerin eski başkanı Mohammed Nasheed gibi isimler etkileyici hikayelerini katılımcılarla paylaştılar.”

[vc_single_image image=”11841″ img_size=”large”]
“Ayrıca toplantı sırasında verilen Women’s Rights Award ve Courage Award isimli ödüller de sesini kitap yazarak tüm dünyaya duyuran ve özellikle kadın hakları için savunuculuk yapan Shirin ve Maldivler’in ilk defa demokratik bir seçim sonucu başkanlık koltuğuna oturmuş ancak sonrasında askeri bir darbeyle birlikte görevinden zorla uzaklaştırılan Mohammed Nasheed’e verildi.”
“Hak temelli boyutta önemli noktalara değinilen zirvede uluslararası boyutta verilen birlik mesajları ve destek çağrıları sivil toplumun evrensel bir ihtiyaç oluşuna dair fikrimizi oldukça pekiştirdi. Çok farklı ülkelerden bir araya gelmiş insanların ağzından benzer çerçevede hikayeler dinlemek yalnız olmadığımızı ve hiçbir şey için asla geç olmadığını bizlere hatırlattı.
 
Dünyanın birçok ülkesinden 25 farklı STÖ’nün ortaklığında gerçekleşen bu zirvede küresel boyutta kurulan iş birliklerinin önemini doğrudan gözlemleme fırsatı bulduk. Her açıdan güzel mesajların verildiği toplantıda hak savunuculuğunun her zaman önemli olduğunu ve en çok demokrasinin varlığını zedeleyen ihlallerin yapıldığı zamanlarda gerekli olduğunu görmüş olduk. Bunun temelinde yatan sebepse insan haklarına verilen önemin demokrasinin uygulanışı ile paralel ilerlemesi olduğunu düşünüyoruz.
 
Bu toplantı ile beraber cinsiyet eşitliği ve çocuk hakları bağlamında yürüttüğümüz hak temelli faaliyetlere bakış açımız farklılaştı ve derinleşti diyebiliriz. Dolaylı ya da doğrudan hak savunuculuğu yapmak her şartta göründüğünden daha büyük anlamlar ifade ediyor. Tek bir hak ihlali kendi içerisinde değerlendirilmemeli; çünkü her ihlal bir diğerini doğuruyor ve son tahlilde insan haklarına duyulan saygının azalmasıyla beraber tüm toplum bunun bedelini ödüyor.
[vc_single_image image=”11843″ img_size=”large”]
“Her bir hak ihlaline karşı savunuculuk yapmak, faaliyetlerimizi daha etkili ve emin adımlarla yürütmek, sivil topluma daha fazla katkıda bulunabilmek isteği bu toplantıyla pekişmiş oldu. Farklı ülkelerde yapılan iyi uygulama örneklerine bakabilmenin ve evrensel çapta hak savunuculuğunu hedeflemenin değerinin farkına varmış olduk ve bunu hedeflerimizden biri haline getirmiş olduk.
 
Bu kapsamda bizi destekleyen Sivil Düşün AB Programı’nın Türkiye’de hak temelli bireysel aktivizmin desteklenmesinde çok önemli bir role sahip olduğunu düşünüyoruz. Önceden duyuruları ve paylaştığı haberlerle karşımıza çıkan bu programa başvurmuş ve desteklenmiş olmak bizler için oldukça önemliydi. Tüm bu faaliyetlerin yaygınlaşması ve daha etkili sürdürülebilmesini umuyor ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.”
Skip to content