1. Anasayfa
  2. /
  3. Haber Arşivi
  4. /
  5. Türkiye çevre düzeni planlarında...

Türkiye çevre düzeni planlarında enerji politikaları

Ekoloji Kolektifi, “Türkiye’de Çevre Düzeni Planlamasında Enerji Politikaları” kitabını yayınladı. Kitap, mevcut çevre planlarının hangi kriterlere dayanarak şekillendirildiğini ve bu planların enerji yatırımlarıyla ilişkisini inceliyor. Ekoloji Kolektifi’nin yayınladığı kitapla ilgili tanıtımını ve kitabın tam metnini görmek için aşağıdaki duyuruya göz atabilirsiniz:“PLANSIZ PLANLAMA YAKLAŞIMI HATALI ENERJİ POLİTİKALARINA ZEMİN HAZIRLIYOR”

“Türkiye’nin enerji politikalarının planlamasında ve uygulanmasında çevre düzeni planlanlaması kritik bir öneme sahip. Çevre düzeni planları, enerji yatırımlarına yön veren ve enerji politikalarının belirleyen önemli unsurların başında geliyor. Türkiye’de Çevre Düzeni Planlamasında Enerji Politikaları adlı çalışma, mevcut çevre planlarının hangi saikler üzerinden belirlendiğini ve bu planların enerji yatırımları ile ilişkisini inceliyor.
12 çevre düzeni planının incelenmesi ile yapılan çalışmada, çevre planlarında nüfus tahminlerinin abartılı olduğunu, doğal varlıkların sadece kaynak olarak görüldüğünü, alt planlar ile çevre planları arasındaki ilişkinin  zayıf olduğunu ortaya koyuyor. Çevre planlarının sosyal, çevresel ve ekonomik dengeleri gözeten bir biçimde hazırlanmadığı sadece sektör bazlı büyümeyi hedeflediği bulgusuna ulaşılan çalışmada, kendi öz varlıklarına dayalı, yenilenebilir, yenilikçi, ekolojik, eşitlikçi, adil bir gelişme yaklaşımının ortaya konulmadığı belirtiliyor.

Yasal mevzuata göre “koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getirmek” çevre planlarının temel amacı olarak belirlenmektedir. Ancak, incelenen 12 Çevre Planı, bu yaklaşımdan uzak olarak hazırlanmış, sadece sektörel büyüme üzerinden yapılan abartılı ekonomik öngörüleri içermektedir.

Termik santral projelerinin yoğunlukta olduğu 35 ili kapsayan 12 planda, enerji kullanımı, enerji ihtiyacı, enerji talepleri ve enerji potansiyeline ilişkin herhangi bir analiz ve öngörü de bulunmadığı da görülmektedir. Bununla birlikte, planlamanın kentsel boyutuyla enerji yatırımları arasında da hiçbir ilişki kurulmamış, sadece termik santraller için yer belirlenmiştir. Yenilebilir enerji ise, planların hepsinde önemli bir potansiyel olarak ifade edilmekte ancak ve ancak bölgesel dinamikler ve ihtiyaçlar, uygunluk ve yeterlilik gibi planlamanın ana unsuru olan konulara ise hiç girilmemektedir.

Çalışmanın yazarlarından Avukat Fevzi Özlüler “Çevre planları hazırlanırken sadece yatırım odaklı bir yaklaşım sergilenmiş, bu yüzden planlarda temel planlama ilkelerinin hemen hemen hepsi göz ardı edilmiş. Bu durum enerji politikalarımızı da doğrudan etkiliyor; enerji ihtiyacı ve talepleri göz önünde bulundurulmadan yatırım kararları alınıyor” diyor. Çevre planları enerji planlaması ile ilgili sadece yer seçimi kriterlerini içeriyor.

Özlüer “Her hangi bir enerji yatırımı en azından 40 yıllık bir ömre sahip, dolayısı ile öngörüsüz, plansız yapılan enerji yatırımları sadece bugünü değil, geleceğimizi de ipotek altına alıyor.” diyor.  çevre düzeni planları Sürdürülebilir bir ekonomik ve çevresel ve sosyal gelişme için, enerji yatırımlarının toplumsal ve ekolojik maliyetlerini içeren bütüncül bir yaklaşımla hazırlanması gerekiyor.

 

Editöre Notlar:


1) Türkiye’de Çevre Düzeni Planlamasında Enerji Politikaları adlı çalışmanın tamamına
http://iklimadaleti.org/i/upload/turkiyedeki-cevre-planmasinda-enerji-politikalari-978-605-83799-8-5.pdf linkinden ulaşabilirsiniz.

2) Çevre Düzeni Planları: Çevre Düzeni Planları, Türkiye’deki mekânsal yönetime yön veren üst planların başında gelmektedir. Ülkemizde faal olarak kabul edilen toplam 35 çevre düzeni planı bulunmaktadır. Çevre Düzeni Planı, mevzuatımızda şöyle tanımlanmaktadır: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan plan.

3) Ekoloji Kolektifi Kimdir?

Ekoloji Kolektifi 2004 yılında çoğunluğu hukukçu ve sosyal bilimci üyeler tarafından kuruldu. Üniversitelerde oluşmuş ekoloji eksenli topluluklara üye kişiler tarafından kurulan Kolektif, 2007 yılında Dernekleşti.  Ekoloji Kolektifi günümüzde ekolojinin bütünselliği içinde toplum-doğa-emek sorunlarına bütünsel ve programlı olarak eğiliyor.”

Basın İletişim: Hülya Yıldırım, 0541 859 76 43, iletisim@ekolojikolektifi.org

Skip to content