Söz Devri I körüz.biz ile muhtemelen aday olmak istemeyeceğiniz Gostil Sağlamcılık Ödülleri

Engellilik alanında eşitsiz ilişkilenmeleri pekiştirecek şekilde yabancılaştırıcı bir dil üretiliyor. Örneğin engelli, kör, sağır, otistik demek yerine özel birey, farklı birey, ya da engelli kardeşlerimiz dediğimizde engelli kişiyle aramıza ciddi bir mesafe koymuş oluyoruz. Doğrudan hitap veya işaret etmek yerine kenarlarından dolaşmayı tercih ettiğimiz şey, engellilerin kendisi, var oluş biçimi. Engellilerin pamuklara sarılıp korunup kollanması gereken kişiler değil, eşit birer hak öznesi olduğunu kabul etmekle bu yapay ve ötekileştirici dili terk etmeye başlayabiliriz.

Merhaba, ben körüz.biz’den Meral. Söz Devri’nde bu kez mikrofon bende. Muhtemelen aday olmak istemeyeceğiniz Gostil Sağlamcılık Ödüllerini anlattım, merak ederseniz devamı aşağıda.

Gostil Sağlamcılık Ödüllerini 2024 yılının başında hayata geçirdik. Yıl boyunca bize sağlamcı uygulamalar ve açıklamalar aday olarak iletildi, bu süreç herkese açıktı. Yıl sonuna geldiğimizde ise fiziksel bir ortamda, yüz yüze ve çeşitli hak alanlarını bir araya getirerek ilk ödül törenimizi Sivil Düşün desteğiyle gerçekleştirdik. Gostil patates demek. Patates sıradandır. Yaygın, tanıdık, bilindik, herhangi bir şeydir. Tıpkı sağlamcılık gibi. Ama sağlamcılık pek çok insan için pek de bilinen bir kavram değil. Ödül düzenleyerek bir ayrımcılık biçimi olarak sağlamcılığı görünür kılmak ve farkındalık yaratmak istiyoruz. 

İkinci ödül törenimizde yılın sağlamcılık ödüllerini üç dalda dağıtıyoruz. Yılın Gostil Ödülü, o yılın sağlamcı söz veya davranışını sergilemiş kişi ya da kuruma veriliyor. Doğrudan bir kişi veya kurumun değil de geniş kesimlerin sergilediği sağlamcılık örnekleri için ise Yaygın Gostil Ödülü kategorisi var. Üçüncü kategorimiz ise farklı sivil toplum örgütleri ve çeşitli engel gruplarının oluşturduğu jürinin seçtiği Jüri Özel Ödülü. 2025 yılının ödüllerini 31 Ocak 2026 Cumartesi günü İstanbul Galata’daki Postane binasında yine Sivil Düşün desteğiyle dağıtacağız. Ödül gecesine katılmak isterseniz, ya da katılmasanız dahi detaylı bilgi edinmek için buradaki bağlantıyı kullanabilirsiniz. 

Ödül törenleri iyi olanı ödüllendirir. Gostil Sağlamcılık Ödülleri ise tersine bir ödül mantığına sahip

Engellilik alanında, özellikle medyada, bugüne kadar övgüye ya da ödüllendirmeye değer bulunan birçok durum aslında övgüye değil yergiye daha yakın. Söz gelimi, bir kör üniversite öğrencisinin ders kitaplarını yıllar boyu annesi okuyor. Nihayet öğrenci mezun olduğunda, öğrenci annesiyle birlikte alkışlanıyor. Oysa bu, öğrencinin kaynaklara eşit erişim hakkının ihlali demek. Erişilebilirliği sağlamak ve neden sağlanmadığını sorgulamak yerine yardım ve iyilik odaklı anlayışı yüceltmek sağlamcı bir tavır. Biz tam da bunun karşısındayız. Bu haliyle Gostil Sağlamcılık Ödülleri ezber bozan, bir tür ters yüz etme hareketi diyebiliriz. 

İki yıldır sağlamcı açıklamalar yapan ya da uygulamalarını sürdüren kişi ve kurumları Gostil Sağlamcılık ödülüne aday gösteriyoruz. Bu sürede aday gösterilenlere baktığımızda bizi bile şaşırtacak denli bir çeşitlilik ve yaygınlık olduğunu gördük. Farklı alanlardan hak savunucuları, sanatçılar ve politik özneler de aday oldu. Irkçılık, cinsiyetçilik gibi başka ayrımcılık biçimlerine tolerans göstermeyenlerin, engelliliğe dayalı ayrımcı söz ve davranışları o kadar da önemli görmemesi, bu durumlarda anlayış ve hoşgörü talep etmesi bize daha da kabul edilemez görünüyor. Engelliliğe dayalı ayrımcılığın diğer ayrımcılıklardan daha az önemde olduğunu düşünmek, sağlamcılığın ta kendisi değil mi zaten? Şunu net bir biçimde söyleyebiliriz, bizler de dahil olmak üzere hiç kimse sağlamcılık yapmaktan muaf değil. Hatta bir yaygın inanışı daha ters yüz etmek gerekirse, her insan bir Gostil Sağlamcılık Ödülleri adayı. 

Sağlamcılığın son bulması uzun bir yol ama aşılamaz değil 

Yola, eşit muamele görmenin, erişilebilirliğin ve eşit yurttaşlığın bir lütuf değil hak olduğunu tam anlamıyla içselleştirerek başlamalıyız belki. Engellilik, çoğu kez temel bir hak alanı olarak kabul edilmek yerine, hayırseverlik, vicdan, empati gibi duygusal alanlara çekiliyor. Bu yaklaşım eşit ilişkilenme imkanlarımızı maalesef ortadan kaldırıyor. Engelliliğin hassas ve kırılgan bir durum olarak algılanması da gerçek bir temasın ve karşılaşmanın önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Yanlış bir şey mi söylerim? kaygısı, açık iletişimden ve temastan uzak durmak çoğu zaman gerçekten de yanlış sözler söylemeye ve davranışlara yol açıyor. 

körüz.biz dilde üretilen ayrımcılığı da dert ediniyor. Kullandığımız dilin yadsınamaz bir etkisi var. Engellilik alanında eşitsiz ilişkilenmeleri pekiştirecek şekilde yabancılaştırıcı bir dil üretiliyor. Örneğin engelli, kör, sağır, otistik demek yerine özel birey, farklı birey ya da engelli kardeşlerimiz dediğimizde engelli kişiyle aramıza ciddi bir mesafe koymuş oluyoruz. Doğrudan hitap veya işaret etmek yerine kenarlarından dolaşmayı tercih ettiğimiz şey, engellilerin kendisi, var oluş biçimi. Engellilerin pamuklara sarılıp korunup kollanması gereken kişiler değil, eşit birer hak öznesi olduğunu kabul etmekle bu yapay ve ötekileştirici dili terk etmeye başlayabiliriz.

Engelliliğin bir eksiklik veya kusur değil, insan çeşitliliğinin bir unsuru olduğunu düşünüyoruz. Yaşanan sorunların fiziksel ve toplumsal engellemelerden kaynaklandığını savunuyoruz. Eşit bir yaşam için gereken ihtiyaçlarımızın özel gereksinim, özel düzenleme diye adlandırılmasını değil, temel hak olarak kabul edilmesini istiyoruz. Hepimiz için eşit bir yaşamı birlikte kurmaktan yana umutluyuz. 

Skip to content