1. Anasayfa
  2. /
  3. Sivil Düşün Haberleri
  4. /
  5. Burada Çok Şey Değişti:...

Burada Çok Şey Değişti: Yeni yaşamı kurmanın çok eski bilgisi

Uyuyup uyanıyor, işe ve okula gidiyor, üretiyor ve harcıyoruz. Her ne yapıyorsak, dünyanın bize sunduğu kaynaklar sayesinde gerçekleşiyor; bütün deneyimlerimiz bu kaynakları nasıl kullandığımıza göre şekilleniyor. Peki bu kaynakların evinde, bu gezegende sahip olduğumuz yaşamı kutluyor muyuz? 22 Nisan bunun için güzel bir gün. Bugün hepimiz, dünyadaki yaşamın güzelliğini yeniden onaylamaya ve bu güzelliğin karşı karşıya olduğu güncel tehditleri taze bakış açılarıyla konuşmaya davetliyiz. Biz Sivil Düşün olarak, 22 Nisan Dünya Gününü Diyarbakır’dan kutlamak istedik. Şimdi size, tarihi de toprağı da bereketli bu kentten bir değişim hikayesi anlatacağız.

Orası neresi? 

Dicle’nin boydan boya suladığı bir vadinin içindeyiz. İnsalık tarihine ait ulaşılabilen en eski kalıntılar bu topraklarda gün yüzüne çıktı. Her sokakta, Asurlulardan Perslere, Bizanstan Selçukluya sayısız medeniyetin izleri var. Şehrin köprülerini, kemerlerini, surlarını taşıyan tarihine, farklı inanç ve kültürlerin bir arada köklenmiş katmanları karışıyor. Güneydoğunun kendini dünyaya açan bu özel yerleşkesi, son zamanlarda tüm bölgeye ilham veren bir çalışmaya ev sahipliği yapıyor. Çalışmanın yürütücüleri, kentin imkanları sınırlı nüfusuna dokunarak onlara yeni bir perspektif sunmayı dert edinen Yeni Yaşam Derneği ekibi. Herkese açık bir ekonomi ve toplum akademisi kurarak yola çıkan ekip şimdi, halkın bilimsel bilgiyle kolayca buluşabilmesi için çok dilli eğitim alanları açıyor.

Orada ne değişti?

Salgının hepimizin bakış açısında sarsıcı değişimler yarattığı şüphesiz. Yeni Yaşam Derneği ekibi ise bu dönemde isimleriyle müsemma şekilde, insanlık için yeni bir yaşam kurgulamanın imkanları üzerine sorgulamalara başlamış. Sorunların kaynağına baktıklarında hep aynı cevapla karşılaşmışlar: İnsan yaşadığı çevreyle bir bütün olduğunu unutuyor. Kendisini, parçası olduğu ekolojik dengenin içinden çekip çıkarıyor ve bu dengeyle zıtlaşan yeni bir yaşayış kurmaya başlıyor. Bir düşünsenize, diyor ekip üyeleri; içinde milyonlarca çeşidi barındıran bir tabiatla birlikte yaşıyoruz ama pek çoğumuz için bütün yeşil bitkiler birbirinden farksız ve hepsini aynı isimle çağırıyoruz: Ot. Hayvanları, ağaçları, toprağı tanımayan; yediği şeyin sofrasına nasıl geldiğine yabancı bir nesil yetişiyor. Ve insan yabancı olduğu şeyi anlayıp onunla ilişki kurmakta zorlanıyor.

Topluma, çevreye saygı duyarak var olması gerektiğini anlatmak için çok mu geç kaldık? Yeni Yaşamcılar umutsuz değil ancak bu saatten sonra hikaye anlatmanın da işe yaramayacağını biliyorlar. Kendilerine bilim ve teknolojiyi pusula yapmaları da bu yüzden. Bu işi, nasihatlerde bulunarak değil; zorlayarak ya da yaptırımlar getirerek de değil; fakat doğru ve nesnel bilgiyi, faydalanacak olanlara anlaşılır şekilde aktararak, bu bilginin uygulanması için fırsat yaratarak yapmaya talipler. Öyle ya, küçük yaşta çevresindeki endemik türlerle tanışan, toprağı işleyenleri izleyen, ürettiği kadar tüketmeyi öğrenen biri, hibrit olmayan ata tohumuna da sahip çıkar, bitkilerin iyileştirici gücünden de haberdar olur, geri dönüşümü de yenilenebilir enerjileri de hayatına kolayca katar. Yurttaş Bilimi dedikleri de tam olarak bu aslında.

Nasıl değişti?

Bilimsel eğitime sahip olsun ya da olmasın, artık sıradan vatandaşların da dünyamızın gerçek sorunları üzerine bilim insanlarıyla birlikte düşünme ve çalışma sorumluluğu var. Bu da öncelikle biyolojik çeşitliliği tanıyarak kendini donanımlı hale getirmekten geçiyor. Yeni Yaşam Derneğinin, doğayla iç içe kurduğu STEAM* Ekoloji Kampüsü, tam da bu işe hizmet ediyor. Burası aynı zamanda, 200’e yakın tıbbi aromatik bitkinin deneme üretimlerinin yapıldığı bir alan ve elbette yerleşke olarak bu arazinin seçilmesi de tesadüf değil. Çünkü bu kampüste bilgiyi atölye çalışmalarıyla; görerek, deneyimleyerek, uygulayarak kendine katmak esas. Böylece, teorik olanı özümseyerek pratik yaşam deneyimlerine dönüştürmek daha kolay hale geliyor.

Çocukken derslerden bunaldığında, bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak, diye sormayan yoktur, diyor bir Dernek gönüllüsü. Aslında öğrendiğimiz her şeyin hayatta bir karşılığı var ama biz onu nerede, nasıl, neye cevap olarak kullanacağımızı bilmeden büyüyoruz. Ancak yeni dünyanın sorunları, bizi artık bu bakış açısını bir an evvel kazanmaya zorluyor.

Kampüs, farklı kuşaklara farklı ihtiyaçlarıyla uyumlu öğrenme fırsatları sunuyor. Örneğin çocuklar, taş boyama atölyesine katılarak soyut düşünme ve motor becerilerini geliştirebiliyor ya da Hevsel Bahçeleri gezisinde, Diyarbakır’daki biyoçeşitliliği keşfe çıkabiliyorlar. Tarım, toprağı kimyasallarla kirletmeden nasıl mümkün olur; tıbbi aromatik bitkiler nasıl ayırt edilir ve toplanır; toplum düzeni ekolojik gereklerle nasıl örtüştürülür; kent bahçeciliği şehri nasıl dönüştürür, gençler ve yetişkinler, Kampüsün açık hava seminerlerinde, tüm bu soruların cevaplarının peşine düşüyorlar.

Yeni Yaşam ekibi, Kampüsü çok dilli bir yaklaşımla tasarladıklarının altını çiziyor. Eğitim içeriklerinin yanı sıra, yerleşkedeki haritalar ve her türlü yönlendirmeyi Türkçe Kürtçe ve İngilizce dillerinde hem basılı hem de dijital olarak üretmeye özen gösteriyorlar. Yakında çok misafirimiz olacak diyor bir eğitmen. Ekip bunu başarmak için son sürat çalışmaya devam ededursun, Diyarbakır’daki özel okul ve kamu okullarından Kampüsten faydalanmak için pek çok talep geldiğini işitiyoruz. Dicle yanımızdan kıvrıla kıvrıla akarken, yeni dünyanın yeni dersliklerinden yayılan anlatılar, yaşlı kentin köprüleri, kemerleri ve surlarını aşıp dağılıyor.

* İsmini, Science (bilim), Technology (teknoloji), Engineering (mühendislik), Arts (Sanat) ve Matematics (Matematik) kelimelerinin baş harflerinden alan STEAM görüşü, tüm bu alanların birbiriyle konuştuğu bir eğitim modeli öneriyor. Bu, bir manzarayı yukarıdan kuşbakışı izlemek gibi. STEAM modeli ile eğitim aldığınızda, farklı disiplinleri birbirinden kopuk birer içerik olarak zihninize kaydetmek yerine, her birinin birbiriyle ilişkisini kavrıyorsunuz. Böylece, örneğin matematikte ustalaştıkça, çözüm tasarlama beceriniz de gelişiyor. Ya da bir sanat ürününü örneğin bir resmi incelerken kafanızda beliren bir soruya yanıt bulmak için bilimsel bir araştırmaya girişiyorsunuz.

Çizimler: Çiğdem DEMİR

Merhaba!
Sivil Düşün ofisi, 2-6 Mayıs tarihleri arasında kapalı olacak.

Desteklere dair tüm sorularınız için yardimmasasi@sivildusun.eu adresiyle temasa geçebilirsiniz ancak telefon hatlarımızın bu süre içinde ulaşılamaz olacağını iletmek isteriz. Gönderdiğiniz e-postalara, 9 Mayıs tarihinden itibaren en kısa sürede cevap veriyor olacağız.

Herkese sağlık, neşe ve dinlence dolu bir bayram zamanı diliyoruz.

Skip to content