Söz konusu hayvan hakları olduğunda genellikle karşımıza çıkan iki farklı manzara var: Hayvanlar ya insanları tehdit eden bir sorun olarak görülüyor ya da korunmaya muhtaç birer nesne. Oysa hayvanların kendi istekleri, alışkanlıkları, hatta kendi kültürleri var. Onları böyle anlatan metinler Türkiye’de henüz çok az.
peki hayvanları birer birey olarak anlatmaya nereden başlarız?
Hayvanname bu soruyla yola çıktı. Hukukçu Sezin Sezer’in Sivil Düşün desteğiyle hazırladığı e-bülten, eleştirel hayvan çalışmaları, etik, tarih ve felsefe ekseninde ilerliyor. Yazıların arka planında Sezin’in Hayvan Olmayı ve Hayvan Aktivizmini Anlamak başlıklı yüksek lisans tezi de var.
Yani bilim yazılara yön veriyor. İçerikler, alanda çalışan aktivistler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle yapılan röportajlarla destekleniyor. Yazılar, aralardaki mini anketlerle okura doğrudan sorular soruyor. Böylece okur konuyu dışarıdan izleyen biri değil, tartışmanın içinde yer alan birine dönüşüyor.
Hayvanname sokak ve ev hayvanları, çiftlik hayvanları, deney hayvanları ve yaban hayvanları olmak üzere dört ana başlıkta ilerliyor. İlk dönemde sokak ve ev hayvanları ile çiftlik hayvanları ele alınıyor.
Hayvanname’yi okumak ve ücretsiz abone olmak için tıklayın.