1. Anasayfa
  2. /
  3. Söz Devri
  4. /
  5. Söz Devri | İstanbul Onur...

Söz Devri | İstanbul Onur Haftası Komitesi

Kendi şehrini aşan gökkuşağı

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası sözü devraldı, bakın kendisini nasıl anlattı: 

ALAMET-İ FARİKAMIZ NE?

1993’ten itibaren devamlılığı olan İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, farklı insanların katılımına, katkı sunmasına açıklığı sayesinde hep birlikte dönüşüp geliştiğimiz bir yer.

Hafta içerisinde yapılan tartışmalar politik kimlikler, sözler inşa etmenin, tanışmanın, zenginleşmenin zemini. Hafta boyu süren etkinlikleri taçlandırdığımız onur yürüyüşümüz ise LGBTİ+’ların yaşamlarında ve belleklerinde önemli bir yere sahip.

2015’ten itibaren polis müdahaleleri ve valilik yasaklarına rağmen devam eden yürüyüşlerimizin ardından, ellerinde gökkuşağı bayrakları, “Velev ki İbneyiz”, “Lezbiyenler Vardır”, “Dön-me-yiz!” gibi lolipoplarla otobüse, dolmuşa, vapura binip İstanbul’un dört bir yanına dağılan binlerce insan, sadece bu anlarda değil, yaşamlarının birçok anında bu tip kırılmalar ve güçlenmeler yaşıyorlar. Toplumla yüz yüze geliyor, ona meydan okuyor ve bir değişim fişeği çakıyorlar. Bir önceki sene yürüyüşü kenardan heyecanla izleyenler, oradan aldıkları güçle açıldıkları arkadaşları, aileleri, akrabaları hatta patronlarıyla birlikte yürüyüşlere katılmaya başladı.

Onur etkinlikleri, 2003 yılında 30-40 kişi tarafından yapılan ilk yürüyüşten sonra o kadar gelişti ki, insanların Haziran ayı geldiğinde herhangi bir çağrı olmadan, kendiliğinden kutlamaya başladığı, dayanışma ve itirazlarını dillendirdiği, büyük bir coşku seli yaratan ve ay boyunca devam eden bir bayrama dönüştü. 

Her ne kadar Türkiye’nin en kalabalık şehrinden çıkmış olsa da kendi yerelinin ve sınırlarının ötesine geçti. Sadece LGBTİ+’ların değil, herkesin özgürlük arayışına yoldaşlık etmeye başladı.

Kendin olarak var olabilmenin tarihidir İstanbul Onur Yürüyüşünün tarihi. 

DEĞERLİ SÖZÜMÜZ NE? Hangi mesajları vermeyi önemsiyoruz?

Onur Yürüyüşlerinde attığımız sloganlar LGBTİ+ hareketinin tarihinden, tartışmalarımızdan süzülen sözler olsa da, yürüyüşe katılan her bireyin heyecanla evde hazırladığı yaratıcı dövizlerle şekillenen, hepimizden daha büyük bir hafızanın yansımasıdır. Bu sözlerle bazen madileştik, bazen güllüm alıktık, ama hep politik mesajlar verdik.

  • #BenNeredeyim #HerYerdeyim
  • Nerdesin aşkım?
  • Burdayım aşkım!
  • Genel ahlak, kimin ahlakı?
  • Baskı şiddet ahlaksa, biz ahlaksızız!
  • Nefrete inat! Yaşasın hayat!
  • Seni normal yaptırmayacağız!
  • Lezbiyenler vardır!
  • Biseksüeller vardır!
  • İnterseksler vardır
  • Trans cinayetleri politiktir!
  • Yollular, yolsuzları yenecek!
  • Aşk örgütlenmektir! 

BİZDE İZ BIRAKAN BİR DERS VAR MI?

Onur Yürüyüşlerinin çağrıyla yapıldığı ilk yıllarda, alışılagelmiş sıralı ve birbirinden kopuk kortejler yerine, herkesin istediği yerde durduğu, istediği biçimde kendisini ifade ettiği bir akış arzu ettik. Bu sayede insanlar “akşam partide ne giysem” diye düşünürcesine, “onur yürüyüşünde ne giysem, dövizime ne yazsam” diyerek özgünlüklerini bu alana taşıdılar.

Her sene daha kalabalık katılımla gerçekleşen yürüyüşler, daha büyük organizasyonlar yapma becerimizi geliştirdi; yaratıcılığımızı, kapsayıcılığımızı, yetkinliklerimizi artırdı.

Bu alan kimseye ait değil. Hep beraber yaratıyoruz. Yarattıkça birbirimizle karşılaşıyor, tanışıyor ve dönüşüyoruz.

Daha önceki yıllarda haftanın temasını belirlerken sürekli başa dönen, tekrarlar içeren tartışmalar yapıyorduk. Bu sene tema seçim yöntemimizi bizleri adım adım konsensüse götürecek bir tartışma akışı içerisinde planladık.

Önceki senelerden farklı olarak tema önerilerini sadece grup içerisinden toplamadık, duyuru yaparak isteyen herkesin önerisini bize ulaştırabileceği bir yöntem izledik. Tema önerisi yapanlar, aynı zamanda bu temayı neden önerdiklerini ve LGBTİ+ gündemiyle bağlantısını nasıl kurduklarını da yazdılar.

50’den fazla tema önerisini, yapılandırılmış toplantılar ve kullandığımız çeşitli dijital araçlarla değerlendirdik. 2 hafta içerisinde şimdi karşınızda olduğumuz “Ben Neredeyim” temamızı seçtik!

Kalabalık bir ekip olarak bu kadar çok öneri arasından, birbirimizi rahatlıkla dinleyebildiğimiz ve yorulmadan adım adım ortak bir karara yaklaşabildiğimiz bu yöntem, aldığımız kararın hepimizin içimize sinmesini sağladı.

UNUTULMAYAN BİR HİKAYEMİZ VAR MI?

2015 yılında, Onur Yürüyüşleri 11 ilde gerçekleşmekte iken, İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü polis müdahalesi ile engellenmeye çalışıldı.

2016 yılına geldiğimizde, politik iklim değişmemiş, aksine muhalif kesimler olarak daha fazla baskı görmeye başlamıştık. Trans ve LGBTİ+ Onur Yürüyüşlerimizin engellenme ihtimali çok yüksekti. Lolipoplar, bayraklar, düdükler hazırlanmıştı ama yürüyememe ihtimali hatta basın açıklaması bile yapamama ihtimali bizleri düşündürdüğü için alternatif eylem arayışı içerisine girdik.

Haziran ayında, İstanbul Trans Onur Yürüyüşü’ne gerçekleştirilen polis müdahalesinin ardından kamuoyuyla paylaştığımız basın açıklaması mekanı dışında, duyurusunu yapmadan sessizce örgütlediğimiz üç ayrı eylem daha planladık. Bu basın açıklamasının birkaç gün öncesinde İstiklal Caddesi’ne gökkuşağı bayrağı asmış ve heyecanın dozunu artırmıştık. Yürüyüş gününde basın açıklaması için toplananlara polis “dağılın ve hayatın normal akışına dönmesine izin verin” anonsu geçince, bu çağrıya riayet ettik. Temamız ÖRGÜTLENİYORUZ du “Örgütlenmek için dağılıyoruz” diyerek, basın açıklamalarımızı yaptık, videoları sosyal medyada paylaştık.

Bizim paylaşımlarımız üzerine, senede bir gün bir araya gelmiş LGBTİ+’lar durur mu hiç, bulundukları sokakta, mekanda, ilçede, aynı basın açıklamasını okuyarak sosyal medyada paylaşmaya başladılar ve yürüyüşümüz böylece sadece Taksim değil, birçok yere dağılmış oldu.

  • NEREYE DOĞRU GİDİYORUZ?

Yılda bir haftayı değil tüm haftaları istiyoruz! Şehrin sadece gettolarını değil, tüm şehri istiyoruz.

Bu yılki onur haftası programı için tıklayın.

Bizi takipte kalmak için tıklayın. 

Skip to content