1. Anasayfa
  2. /
  3. Söz Devri
  4. /
  5. Söz Devri | KAOS GL

Söz Devri | KAOS GL

Herkesten bir parça, yaşayan hafıza

KAOS GL sözü devraldı, bakın kendisini nasıl anlattı: 

Alamet-i Farikamız Ne ?

 Hafıza meselesinin çok daha yoğun bir şekilde gündemimize girmesi Kaos GL‘de sözlü tarih çalışması yapmayı konuştuğumuz günlere denk geliyor. 2014’te konuşmaya başladığımız sözlü tarih çalışmasını 2018’de hayata geçirebildik. Çalışmayı iki yıldır sürdürüyoruz.

 Her yeni görüşme ile birlikte biricik bir hayatın hikayesine ortak oluyoruz. Her hikaye yeni bir kapı açıyor ve bizi yeni bir dünyaya davet ediyor. Davete icabet ettiğimizde ise o dünyanın yeni coğrafyalarında gezintiye çıkıyoruz.

 Kalp atışlarına, baş ağrılarına, el titremesine, ilk heyecanlara, hayallere, hayal kırıklıklarına, utanca, utançtan onura giden duygu serüvenine, öfkeye, şefkate, merhamete dair şarkılar dinliyoruz.

 Bu görüşmelerin her biri sadece Türkiye’deki LGBTİ+ hareketinin tarihi açısından değil; LGBTİ+’ların kendi hikayelerini kendi ağızlarından, kendi kelimeleriyle dinlemek ve paylaşmak açısından da inanılmaz heyecan verici bir serüven.

Çalışmamızın bizi çok heyecanlandıran iki ürünü var: 

Patikalar kitabı & Renkli Ekran videoları. 

Değerli Sözümüz Ne? Hangi mesajları vermeyi önemsiyoruz?

Sözlü tarih için yola çıkarken, aklımızda tekil ve kişisel hikayeler arasında köprü kurmak gibi bir hedef vardı. 

Köprüler inşa ederek kişisel hafızadan kolektif olana varmayı diliyorduk. Ancak yolda biz de değiştik, dönüştük ve kişisel olan ile kolektif olan arasındaki sınır bulanıklaştı. Sınırın kaotik bir hale bürünmesi ile birlikte köprü metaforundan da uzaklaşmaya başladık. Köprüler, duygusal bağlara dönüştü. Duygular, rasyonel olanın alanına göz dikti ve o alanı geri kazandı. 

25 yılı geride bırakırken izlerimize bakmaya karar verdik. İzleri izlere ekleyip ördüğümüz tarihi; hatırladıklarımızı; unuttuklarımızı; kırılan, bölünen, patikalara ayrılan, bazen nehir gibi akan, bazen bir göl gibi bekleyen tarihimizi konuşmak ve hem kitap hem de videolarla paylaşmak istedik. Aslında vermek istediğimiz bir mesajdan ziyade; derdimiz görüştüğümüz kişilerin kendi hikayelerini, özgün anlatımları koruyarak paylaşmaktı.

 Sözlü tarih çalışmamızın içeriği oluşturulmaya devam eden ürünlerinden biri Patikalar Kitabı. Kitabı okumaya, istediğiniz sayfadan başlayabilirsiniz: 

Her bir pasajda size seslenecek, sesine ortak olabileceğiniz bir hikaye ile karşılaşacaksınız. Kitapta 90’lar ve 2000’lerin başında Kaos GL ve Lambda istanbul’la yolları kesişen 17 kişinin hikayesi yer alıyor. Çalışmamızı ilk etapta 90’larda benzer dönemlerde kurulan ve hâlâ çalışmalarını sürdüren bu iki örgütle sınırlı tuttuk, ancak ilerleyen süreçte daha da genişletmeyi umuyoruz.

 Bu kitap ile LGBTİ+ hareketinin tarihini anlatma gibi bir gayemiz yok. Bir kitabın kısıtlılıklarının farkındayız. Bu kitap o tarihi yaşayan kişilerin hafızalarından süzülen bir hikayeler bütünü. Önümüzdeki dönemde çalışmayı çeşitlendirmek, ses veremediğimiz, ulaşamadığımız kişilere ulaşmak ve yeni video, söyleşi ve kitaplarla hafıza yolculuğumuzu sürdürmek niyetindeyiz.

Görüşmeleri söyleşiler şeklinde yayınlamak yerine tematik bölümlere ayırmayı tercih ettik. Bu sayede kırık ve parçalı tarihe hak ettiği değeri geri vermeyi umut ediyoruz. Görüşmecilerimizin hikayelerinin arasına dış ses olarak girmemek de bir diğer tercihimizdi. Sizi görüşmecilerimizle tamamen baş başa bırakmak istedik.

UNUTULMAYAN BİR HİKAYEMİZ VAR MI?

Sözlü tarih çalışmamızla yapmaya çalıştığımız bir diğer şey de, olgulara ve tarihsel dönemeçlere odaklanmak yerine, o olgu ve dönemeçlerin çağırdığı hislere bakmak oldu. 

Örneğin bizim için esas olan, 2003’te LGBTİ+ hareketinin ilk kamusal etkinliklerinden sayılan Lezbiyen ve Geylerin Sorunları ve Toplumsal Barış İçin Çözüm Arayışları Sempozyumu’nun tarihsel öneminden ziyade, Oya Burcu Ersoy’un o konferansta ailesine açılma hikayesi, açılış konuşması yaparken ellerinin titremesi, heyecanı ve o heyecanın bugüne nasıl taşındığı idi.

Bütün bu parçalı tarih anlatıları arasında köprü kurma niyetimiz yolda değişti ve dönüştü. Köprüler yerine birbirini çağıran hislere evrildik. Öyle ki 80’lerde bir kız lisesinde yaşadıklarını ve hislerini anlatan Mine Yanat’ın anlatısı; Umut Güner’in ansiklopedide “homoseksüel” kelimesini bulduğundaki hisleri ile konuşur hale geldi. 

BİZDE İZ BIRAKAN BİR DERS VAR MI?

Sözlü tarih çalışmamız sırasında izleri; 70’lerde bir kız lisesinde, 80’lerde trans kadınların bedenlerini delik deşik eden gazetelerde, Güvenpark’ta, 90’larda bir hamam köşesindeki coşkuda, ev toplantılarında ve nice mekânda aradık. 

Arayışımızın yankısı her anlatıda başka başkaydı ve şunları fark ettik: Kırık ve parçalı tarih güzeldir. Anlatılar başlı başına tarihtir. 

Tarih, hisler bütünüdür ve hatırladıklarımız unuttuklarımızı, unuttuklarımız ise hatırladıklarımızı çağırır. Kolektif tarih ise büyük anlatılarda değil, birbirine konuşan hislerde saklıdır.

NEREYE DOĞRU GİDİYORUZ?

Patikalar kitabı ve onun öncesinde yayınlamaya başladığımız Renkli Ekran videoları aslında yapmak istediklerimizin küçük bir fragmanı gibi de görülebilir. Görüşmelerimiz ve tematik alanlar çok uzun bir tarihin ufak bölümlerine odaklanıyor. 

Bundan sonra görüşmelerimizi genişletmek, yeni hikayeleri dinlemek, dönemsel olarak 2006 yılına kadar getirdiğimiz çalışmamızı 2006 sonrasını da kapsayacak şekilde genişletmek istiyoruz.

📍 Patikalar kitabımızı incelemek için tıklayın.

📍 Renkli ekran videoları için tıklayın.

Skip to content