1. Anasayfa
  2. /
  3. Haber Arşivi
  4. /
  5. ”Özgürleşen Seyirci: Emek Sineması...

”Özgürleşen Seyirci: Emek Sineması Mücadelesi” Belgeselinin Yaygın Gösterimi

Bu çalışma Emek Sineması mücadelesini örgütleyen inisiyatif olan Emek Bizim İstanbul Bizim’i kolektif olarak ürettiği ”Özgürleşen Seyirci: Emek Sineması Mücadelesi” Belgeselinin yaygın gösteriminin gerçekleşmesi için farklı yaşam alanı mücadelelerin yürütüldüğü İstanbul içi ve dışı yerlerde o mücadeleleri veren sivil toplum kurumu, mahalle örgütlenmesi, inisiyatif vb. ile irtibata geçmeyi ve bu sivil hareketlerle ortak gösterim düzenlenmeyi hedefler. Çalışmanın bütçesini bu gösterimlerin yapılabilmesi için gerekli mekanların kiralanması, gösterim kopyalarının hazırlanması, tanıtım ve duyuru materyallerinin (teaser, fragman, kitapçık, poster tasarımı ve basımı) hazırlanması, sosyal medya reklam bütçesinden oluşmaktadır.

A) Künye:
Özgürleşen Seyirci: Emek Sineması Mücadelesi, 2016, 48”
Yapım: Emek Bizim İstanbul Bizim
Kurgu: Fırat Yücel, Zeyno Pekünlü (Emek Bizim İstanbul Bizim adına)

B) Sinopsis:
Özgürleşen Seyirci: Emek Sineması Mücadelesi, seneler içinde Gezi Direnişi’ne doğru yol alırken, şehir merkezinde en çok görünür olan ve ses getiren mücadelelerden birinin kaydını tutuyor. Belgesel, kamu yararı ve kentlilerin söz hakkı hiçe sayılarak yıkılan ve yerine AVM yapılan Emek Sineması için verilen mücadeleyi, eylemcilerin ve seyircilerin gözünden aktarıyor. Eylemlere katılmış insanların birbirinden habersiz çektiği görüntüler bir araya getirilerek oluşturulan film, bu anlamda seyircinin, kent hakkına sahip çıkan insanların ortak kurgusu olma niteliği taşıyor. Türkiye’de Gezi Direnişi’yle birlikte görünürlük kazanan, devlete değil sokaktaki insana işaret eden yeni bir kamusallık fikrini, sinema için verilen mücadelenin içinden sinema perdesine taşıyor.

C) Emek Bizim İstanbul Bizim’den:
Emek sinemasının hikâyesini, ansiklopedilerde ya da perdesinin ve sahnesinin seneler boyunca tanıklık ettiklerinde mi aramalı? Ya da Türkiye’nin önemli tarihsel kırılma anlarıyla da örtüşen katmanlı tarihinde mi? Biz bunların hiçbirini yapmadık, sokakta aradık Emek’in hikâyesini. Çünkü gördük ki, o perdede akan filmleri var eden sinemacılar da, o filmleri izleyen seyirci de Emek Sineması’na sahip çıkmak için sokaktaydı. Hayatla bağı kesilmeye çalışılan bir sinema için bizzat onun sokağında ve İstiklal Caddesi’nde sayısız eylem yapıldı. İçerde izlenemeyen filmler dışarı taşındı, perdeler Yeşilçam Sokak’a asıldı, forumlar çadırların altında yapıldı, İnci Pastanesi’nin profiterolleri sokakta paylaşıldı, sahneler sokağa kuruldu. Emek Sineması’nı var eden toplumsal çeşitlilik zaten bu eylemlerde mevcuttu. Kameramızı bu eylemlere çevirmedik, çünkü kameralar zaten oradaydı. Emek Sineması’nın seyircileri, salonun dışına çıkmış, sokakta yaşanan her şeyi kaydetmişti. Daha sonradan Gezi Direnişi’nde de kendini gösterecek politik hayal gücü bu görüntülerdeydi. Farklı sınıfların kentsel talana karşı bir araya gelme hayali ve pratiği bu sokaklarda kurulmuştu. “Evime, kentime, tarihime, meydanıma, mahalleme dokunma!” diyordu pankartta, Emek Sineması eylemleriyle birlikte “sinemama” da eklendi yanlarına. Bize düşen sadece tutulan kayıtların içine dalmak ve bir sinemadan sokaklara taşan, hiçbir yıkımla zapt edilemeyecek politik iradeyi imleyen sözleri ve imgeleri bir araya getirmek oldu.

Skip to content