Regl olduğunu saklaması gerektiğine inanan kız çocukları büyüdü. Kadınlar, yıllar boyu siyah poşetlere sarıp marketten eve taşıdıkları, okulda ya da iş yerinde ceplerine saklayıp gizlice elden ele ulaştırdıkları hijyen ürünlerini şimdi yüksek sesle sipariş ediyor. Çünkü artık açık açık soruyorlar: Yaşadığımız bu doğal süreçten neden utanmamız gerekiyor?
Menstrüel adalet, hem regl hijyen ürünlerine hem de bu sürece dair doğru bilgilere eşit ve kolayca erişebilme hakkı demek. Cinsel Sağlık ve Üreme Hakları Platformunun 2022 raporuna göre, genç kadınlar ve kız çocuklarının regl ürünlerine erişememesi, eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal hayata kadar birçok alanda fırsat eşitsizliği yaratıyor. Menstrüel adaletten yoksun olan kadınlar, LGBTİ+ bireyler ya da non-binaryler, aynı zamanda engelli, mülteci ya da ekonomik bakımdan güçlük yaşayan kişiler olduklarında, adaletsizliğin boyutu da derinleşiyor.
Femin Up – Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Dijital Çözümler Derneği, değişim önce yaşadığımız yerde başlar, diyen bir ekip. Menstrüel adaleti, belediyelerin stratejik planlarına koymak, bütçeleme süreçlerine entegre etmek için epeydir çalışıyor ve dikkat çekici işler yapıyorlar.
Femin Up’ın kurduğu regl çemberi İskoçya’nın Ücretsiz Adet Ürünleri Yasası gibi başarılı örneklerden ilham alarak yola çıktı.
Evet, regl hijyen ürünlerini kentin çeşitli noktalarında insanların ulaşabileceği hale getirmek önemli bir hedefti bizim için ama mesele bundan ibaret değil, diyor ekipten bir gönüllü.
Biz herkesin regl okuryazarlığını geliştirmeye katkı da sunmak istiyoruz. Yani regl olan kişi bu dönemi sağlıklı, güvenli, bilinçli şekilde yönetebilsin; hijyen ürünlerini doğru kullanabilsin, bilimsel olanları, ortalıkta gezen yalan yanlış bilgilerden ayırt edebilsin.
Okuryazarlık konusu yalnızca regl olanları bağlayan bir şey de değil. Toplum, kadınların bu döngüsünü ne kadar doğru anlar ve içselleştirirse, hem gerekli hassasiyetleri göstermek hem de bu sürecin kadınları mahçup etmesi gereken bir deneyim olmadığını kavrayabilmekle ilgili yol katedebilir. Burada bir hizmet sunmanın ötesinde politika üretme, kalıcı çözüm geliştirme ve menstrüel adaleti bir insan hakkı olarak konumlandırma çabası var. Yani Femin Up’ın yaptığı ciddi ciddi tabu yıkmak. J
Femin Up’ın Sivil Düşün desteğiyle çıktıkları yolda başlangıç adımı, Regl Dostu Kent Taahhütnamesi hazırlamakla atıldı. Bu belge, bir belediyenin menstrüel hijyen ürünlerine ulaşımı kolaylaştıracağına dair kendisini bağlayıcı bir söz verdiği anlamına geliyor. Femin Up öncelikle belediyelere giderek bu taahhütnameyi sunuyor, içeriğini anlatıyor; imzalayan başkanların temsil ettikleri yerel yömnetimleri regl dostu kent ilan ediyor. Ekibin, nasıl regl dostu kent olunacağına dair somut önerilerini sıraladığı bir de rehberleri var. İçinde, kalıcı değişimi yaratmak için izlenebilecek yol ve yöntemler bulunuyor.
Malum artık fiziksele eşlik eden güçlü bir dijital gerçeklik var. Ekip bunu göz önünde bulundurarak belediyelerle kurduğu yüz yüze ilişkilerin yanına, geliştirdiği mobil uygulamayı da koyuyor.
Uygulamamızın adı Regl Çemberi, herkes indirebilir. Türkiye’de regl dost olan bölgeleri harita üzerinde işaretliyoruz; henüz kısıtlı yer var elbette, ama hepimizin çabalarıyla bu alanları çoğaltacağımıza inanıyoruz.
Bir Femin Up gönüllüsünün de belirttiği gibi uygulama ile harita üzerinde bulunduğunuz konumun ne kadar regl dostu olduğunu taramak mümkün. Yanı sıra hem menstrüel adaleti hem toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren farklı başlıklara ilişkin bilgilendirici podcastler, videolar ve blog yazılarına ulaşabilir, kendi hikayelerinizi yazarak uygulamada yayınlanması için gönderebilirsiniz.
Ekibin bir de tüm bu sürecin tam merkezinde yer alan Regl Dostu Alan Elçileri var. Bu elçiler, yaşadıkları kentteki mekanları değerlendirerek, regl dostu alanların oluşturulmasını sağlıyorlar. Böylece, regl deneyimi yaşayan bireyler, doğrudan politika yapım süreçlerine dahil oluyor ve karar alıcılarla birlikte çalışarak daha adil ve kapsayıcı çözümler üretilmesine katkı sunuyor.
Regl, dünyanın en doğal ritimlerinden biri; ayın döngüsü kadar olağan, mevsimlerin geçişi kadar hayatın bir parçası. Menstrüasyonlarını gizli operasyon yürütür gibi deneyimleyen kız çocukları bunu fark edeli çok oldu ve keşfettiklerini şimdi başkalarına da öğretmek için hazırlar. Femin Up gibi topluluklardan da güç alarak tabuları çatır çatır yıkıyorlar. Bu yıktıkları yalnızca reglin normalleştirilmesinin önündeki engeller de değil üstelik. Kendi varoluşlarının, gizlemek bir kenarda dursun, neşeyle paylaşılacak, en özgün tarafını da özgürleştirmiş oluyorlar. Yıkıntılar şöyle bir temizlenip de manzara belirginleşince, görmek de kolaylaşıyor: Her birimizin kendi doğasını özgürce, çekinmeden, eşitlikle yaşayabilme hakkı işte orada duruyor. Regl Çemberi’nin, yalnızca menstrüasyonu deneyimleyenlere değil hepimize, yeniden hatırlattığı en güçlü bilgi işte bu.
Ekibin çalışmalarını keşfetmek için tıklayın.