1. Anasayfa
  2. /
  3. Sivil Portreler
  4. /
  5. Pelin Başaran Sanatsal İfade...

Pelin Başaran Sanatsal İfade Özgürlüğü Kılavuzu’nu anlatıyor

Siyah Bant tarafından yayınlanan Sanatsal İfade Özgürlüğü Kılavuzu üzerine kılavuz yazarlarından Pelin Başaran’ın Sivil Düşün’e verdiği röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Sivil Düşün, İsveç Konsolosluğu ve Bilgi Üniversitesi’nin de desteğiyle geçtiğimiz günlerde Sanatsal İfade Özgürlüğü Kılavuzu’nu yayınladınız. Kılavuz tam olarak neyi amaçlıyor? Nasıl erişebiliriz?

Kılavuzun amacı sanatçıların ve sanat kurumlarının sanatsal ifade özgürlüğü hakkının ihlal edilmesi durumunda haklarını nasıl arayabileceklerine dair pratik öneriler sunmak. Bunu yaparak Türkiye’deki sanatçıların ve sanat kurumlarının sanatsal ifade özgürlüğü haklarının korunması ve geliştirilmesine destek olmayı amaçlıyoruz. Kılavuz belirli bir sayıda basıldı ve bir kısmı dağıtıldı. Kopyasını edinebileceğiniz mekanların listesi web sitesinde yer alıyor. Ayrıca, kılavuzun dijital baskısına Siyah Bant internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

Nasıl tepkiler aldınız kılavuza dair?

Bu kılavuz sanatçıların doğrudan talebi üzerine hazırlandı. Sanatçılar sansür durumunda ne yapmaları gerektiği konusunda bir rehbere ihtiyaç duyuyorlardı. Bu sebeple kılavuza tepkiler çok olumlu oldu. Şimdi kılavuzu üniversitelerdeki sanat bölümlerine dağıtıyoruz. Öğrencilerden de destekleyici mesajlar alıyoruz.

Çalışmanın sürdürülebilirliği ve yaygınlaştırılması için düşündüğünüz başka çalışmalar var mı?

Kılavuzun hazırlık sürecinde Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ulaş Karan ile üç şehirde sanat ve hukuk fakültesi öğrencilerine sanatsal ifade özgürlüğü hakkı üzerine eğitimler verdik. Kılavuzun içeriğini temel alan eğitimler çok verimli geçti. Bunları yaygınlaştırmak ve devam ettirmek niyetindeyiz. Ayrıca kılavuzda belirtilen hak arama yollarının daha sık kullanılması için bir savunuculuk programı başlatmak istiyoruz.

Sizce aktivizm ne demek? 

Dünyayı daha yaşanabilir bir yer kılmaya çalışmak.

Türkiye’de ifade özgürlüğü aktivizminin şu anda bulunduğu durum ve geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de ifade özgürlüğü aktivizmi yıllardır oldukça örgütlü bir şekilde hareket ediyor. Daha dün Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak Kolombiya Üniversitesi’nde ifade özgürlüğü ödülü aldılar ve bunu Barış için Akademisyenler’e atfettiler. Biz Siyah Bant olarak çeşitli sebeplerden ötürü biraz ihmal edilmiş (Şanar Yurdatapan’ın kurduğu oluşum çabalarını unutmadan) sanatsal ifade özgürlüğü konusuna odaklandık. Fakat bu konu diğer hak mücadele alanlarından ayrı düşünülemez. Bu sebeple gazeteciler ve insan hakları kurumlarıyla omuz omuza mücadele etmeye çalışıyoruz.

Kılavuzda “Siyah Bant’ın kuruluş amaçlarından biri, sansürle mücadele için sanatçılar, sanat kurumları, hukukçular ve  insan hakları savunucuları arasında bir dayanışma ağı oluşturmak ve diğer insan hakları mücadele alanlarındaki benzer taktik ve stratejileri inşa etmektir.” deniyor. Siyah Bant bu dayanışma ağını nasıl oluşturmayı planlıyor? Bu yayın bu dayanışma ağını inşa etmede ne kadar etkili oldu?

Kılavuzdan önce de hukuksal mevzuat üzerine yine Karan tarafından kaleme alınmış bir yayınımız olmuştu. Bu yayınların hazırlığında hukukçularla beraber çalıştık. Birleşmiş Milletler’e hazırladığımız rapor ve sonrasında düzenlediğimiz etkinlikte Türkiye’nin insan hakları ihlallerinin görüşüldüğü Cenevre’deki toplantıyı insan hakları örgütleri, gazeteciler ve sanatçılarla beraber canlı yayında izledik. Bu ağı kurmak çok kolay olmuyor çünkü bu zaman kadar sanat alanı görece daha özgür bir yer olarak düşünülmüş, veya sansür bir ifade özgürlüğü hakkı ihlali olarak değil, “gericilik” le özdeşleştirilmiş. Oysa karşılaştırdığımızda sanatçıların ve gazetecilerin hep aynı hukuki nedenlerle yargılandıklarını ve benzer sebeplerle tehdit edildiklerini görebiliriz. Biz bu ortaklıkların altını çizip mücadelemizi ortaklaştırmak istiyoruz. Tabii ki farklı sansür mekanizmaları da söz konusu. Bunları da yaptığımız araştırmalarla, mesela küratöryel pratikler ve sansür, tartışmaya açmaya çalışıyoruz.

Sivil Düşün hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Alışagelen AB hibelerinden farklı bir yapısı olduğundan, daha farklı kesimlere ulaşmada başarılı olacağını özellikle yereldeki hak mücadelelerini desteklemede önemli bir rolü olacağını düşünüyorum.

Skip to content