1. Anasayfa
  2. /
  3. Haber Arşivi
  4. /
  5. Prof. Yakın Ertürk’la kadının...

Prof. Yakın Ertürk’la kadının kürtaj hakkı üzerine

Geçtiğimiz hafta Türkiye’de kadın hakları üzerine sorularınızı, BM Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörlüğü ve ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyeliği yapmış, halen Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi üyesi olan Prof. Yakın Ertürk’e yönlendirmenizi istemiştik. Kürtaj, özellikle de kürtaj hakkı, üzerine gelen soruları toparlayarak Prof. Ertürk’e sorduk. Kısaca sorumuz, “Kürtaj hakkı için ne yapmamız gerekir?” Kürtaj tarihsel olarak dünyanın her yerinde ahlaki, dini ve siyasi nedenlerle bir savaş alanına çevrilmiştir. Buna rağmen kadınların ısrarlı mücadeleleri sonucu 1970’lerden bu yana, Türkiye dahil, bir çok ülkede belli koşullarda kürtaj yasal güvenceye kavuşmuştur ve gebeliğin gerçekleşmesi, önlenmesi ve sonlandırılması süreçlerini kapsayan cinsel ve üreme sağlığı uluslararası standartlarla tanımlanmış ve devletlere yükümlülükler getirilmiştir. Geliştirilen standartlar ve yapılan yasal reformlar genelde üç faktöre dayandırılmıştır:

  • Kürtajın yasaklanmasının birey ve halk sağlığında yol açtığı sorunlarla ilgili bilgi birikimi,
  • Sosyal adalet, eşitlik ve demokrasinin gelişmesi ve kurumsallaşmasına koşut olarak kadının cinsel ve üreme sağlığına yönelik taleplerinin vatandaşlık hakkı çerçevesinde kabul görmesi,
  • Kadının bir birey olarak kabulü ve kendi kendini idare salahiyetine giderek artan saygı.

Tutucu hükümetler ve yandaşları kadınların üreme sağlığı ve güvenli kürtaj hizmetlerine erişim hakları konusundaki kazanımlarına karşı  savaşlarını devam ettirmektedirler. Kadınların hak kazanımları, muhafazakar değerler, erkek egemenliği, müdahaleci devlet politikaları gibi konular açısından  tehdit olarak nitelendirildiği için kadının özerk sesi her ne pahasına olursa olsun susturulmaya çalışılır. Bedeni üzerindeki kontrolü özellikle tehlikeli görülür. Hak ve adaletten yana olan her kesimden kadın ve erkek diktacı girişimlere direnmeye ve bununla mücadele etmeye devam edecektir. Haklar kültürünün er geç galip geleceği tarih tarafından defalarca kanıtlanmıştır. “İtaat ekenler, isyan biçecekler” (Tecelli 1975).

Skip to content