Salının iyi haberi: Bana içimdeki denizi hatırlat

Aldığımız her nefesin üçte ikisinin denizden geldiğini biliyor muydunuz? Bu da atmosferdeki oksijenin yaklaşık yüzde 50 ila yüzde 70’nin denizlerdeki mikroskobik canlılara ait olduğunu söylüyor bize. Sözün özü deniz, hayatın en önemli kaynaklarından biri.

Bu bilgiye hepimiz derinlerde sahibiz ama çocukken güçlü bir bağ kurmadıysak, yetişkin olduğumuzda hatırlamak daha zor hale geliyor.

Deniz Temiz (TURMEPA) Derneği gönüllüleri böyle söylüyor. Onlar Türkiye’deki kıyı ve denizlerin nesiller boyu korunarak temiz kalması için 1994’ten beri çalışan bir sivil toplum hareketinin öncüleri. Özellikle çocuklara yönelik deniz kirliliğine dair eğitimler vermeyi önceliyorlar.

Sivil Düşün desteğiyle hayata geçirilen Mavi Öğretmen Ağı Projesi de bu yaklaşımın bir uzantısı olarak doğdu. Proje, denizi yeniden eğitimin, oyunun, merakın ve farkındalığın bir parçası haline getirmek için öğretmenlerle yola çıktı.

Sivil Düşün destekli son çalışmaları Mavi Öğretmen Ağı Projesi, denizi yeniden eğitimin, oyunun, merakın ve farkındalığın bir parçası haline getirmek için öğretmenlerle yola çıktı.

Türkiye’de 1.3 milyondan fazla öğretmen var. Mavi Öğretmen Ağı, bu devasa potansiyeli harekete geçirecek yeni bir yol açtı.

İlk adımda, kamu ve özel okullarda görev yapan 180 ortaokul öğretmeni bu ağa dahil oldu. Neden ortaokul? Çünkü 5. ve 8. sınıf arasındaki yaş grubu, çevresel farkındalığın şekillendiği en kritik dönem. Bu yaşta alınan bilgiler, bir ömür bireyin davranışlarını etkiliyor.

TURMEPA, öğretmenlere özel hazırladığı 6 modüllük bir eğitim seti sundu. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ortaokul öğretmenleri, Mavi Öğretmen Ağı sayesinde deniz ekosistemine, kaynaklar korunarak sürdürülen yaşama, iklim krizine ve sıfır atık hareketine dair eğitimler aldı. Ama asıl değişim, bu bilgilerin sınıflara taşınmasıyla başladı. Hazırlanan eğitici oyunlarla öğrenciler sadece eğlenmedi; öğrendi, düşündü, sorguladı. Deniz, yaz tattillerinde anımsanan haritanın mavi coğrafi alanı olmaktan çıkıp bir yaşam meselesine dönüştü.

Her bir modül sade, uygulanabilir ve sınıf içi pratiğe dönük şekilde hazırlandı. Yanı sıra eğitici bir oyun da geliştirildi ve pilot çalışma için Türkiye’nin tüm bölgelerinden öğretmenlere gönderildi. Bu oyun sayesinde öğrenciler, denizlerin neden önemli olduğunu oynayarak öğrenmeye başladı.

Her öğretmen, sınıfında yeni bir farkındalık alanı açtı. Sosyal medya kampanyalarıyla desteklenen proje, sadece okullarda değil, daha geniş çevrelerde de görünür hale geldi. Projeye katılan öğretmenler, edindikleri bilgileri meslektaşlarıyla paylaşarak çarpan etkisi yarattı. Öğretmenlerin etkileşimiyle güçlenen Ağ, yalnızca bir bilgi paylaşım platformu olmanın ötesinde birlikte düşünen ve birlikte üreten bir topluluğa dönüştü. Paylaşılan içerikler, alınan geri bildirimler, geliştirilen materyallerin her biri çocukların geleceği için atılmış somut adımlar…

Mavi Öğretmen Ağı öğretmenleri, birer deniz elçisine dönüştürmüş gibi görünüyor. Üstelik bu sadece bir başlangıç. Çalışmanın kalıcılığı için düzenli geri bildirimler toplanıyor, öğretmenlerin içerikleri zenginleştirmesi teşvik ediliyor. Oluşan ağ, öğretmenlerin yalnız olmadığını hissetmesini, birlikte üretmesini ve uzun vadeli bir öğrenme topluluğu kurmasını sağlıyor.

Bugün sınıflarda başlayan bu mavi hareket, yarının nefesini koruyor.
Çünkü bir çocuk denizle arasındaki yaşamsal bağları hatırladığında geleceğin akışı da değişiyor.

Skip to content