Bir çocuk, yetişkinlerin dünyasına kolayca karışabilir mi? Bu olana kadar kendine ait bir evrene ihtiyaç duymaz mı? Yetişkinliğe geçene kadar güvende ve özgür hissedeceği, yargılanmadığı bir alan… Sanıyoruz oyun arkadaşları, orman gezileri ve tabi kitaplar bu alanın şeklini şemalini belirlemede epey rol oynar. Kitaplarda tanıştığı masallarda hayal gücünü serbestçe dolaştırabilir örneğin, korkularını dönüştürmenin bir yolunu bulabilir ya da kendisine benzemeyen kahramanlarla empati kurmayı öğrenebilir. Mesela bir gün sarılmaktan hoşlanmayan bir mirketin hikayesini dinler ve sevginin kişisel sınırlarla çelişmediğini keşfedebilir. Başka bir gün bir eşekle yolculuğa çıkar ve hayvanlarla insanların barış içinde yaşamasının mümkün olduğunu kavrayabilir.
Sivil Düşün desteğiyle hayata geçen çocuklara özel iki kitabın yaratıcıları, bu sırrı biliyor: Çocukların, erken yaşta kendilerine ait o evreni tasarlayabilmesinin en az sağlık, eğitim ya da beslenme kadar hayati bir hak olduğunu söylüyorlar. Bugün sizi iki farklı şehirden iki farklı çalışmanın sahipleriyle tanıştırıyoruz:
İstanbul’dan Çocuk Hakları Kültür Sanat Derneği 3-7 yaş grubu için otizmli, down sendromlu ve serebral palsili çocuk karakterlerin yer aldığı üç ayrı resimli kitap hazırladı. Diyarbakır’dan Leyla Deveci’nin ortaya çıkardığı KarKER ise, Kürtçe yazılmış bir masalla anadili Kürtçe olan çocuklara hayvan haklarını benimsetmeyi amaçlıyor.
Çocuk Hakları Kültür Sanat Derneği çocuk edebiyatındaki büyük bir boşluğu fark ederek yola çıktı: Engelli karakterlerin eksikliği. Otizmli, down sendromlu ya da gelişimsel farklılığı olan karakterler 3-7 yaş grubuna hitap eden resimli kitaplarda neredeyse hiç yer bulamıyordu. Bu durum, duygudaşlık yerine ayrımcılık için alan açar durumdaydı.
Kalabalık sürüler halinde yaşayan ve sosyal bir tür olan mirketler arasında Misket, diğerlerinin aksine sarılmaktan, güreşmekten, dokunulmaktan hiç hoşlanmaz. Oyunları, davranışları diğer yavrulardan farklıdır. Uzun süre yağan yağmur nedeniyle yuvalarını sel bastığında Misket’in, diğerlerinin aksine yüzmekten çok hoşlandığı fark edilir. Geçen zamanda sürü, onun farklılıklarını kabul eder ve onun ihtiyaçlarına göre davranmayı öğrenir.
Derneğin ürettiği üç kitaptan birinde Mirket Misket’in hikayesi işte böyle yer buluyor. Bu anlatılar çocuklara, senin de yerin var bu dünyada, demenin sempatik bir yolu aslında. Sevimli hayvan karakterler, farklılıkları, eşitliği ve kabulü çocukların dünyasında ete kemiğe büründürmek için üzerlerine düşeni yapıyor, tatı tatlı yol arkadaşlığı ediyorlar. Sağlık çalışanlarından psikologlara uzmanların kılavuzluğunda şekillenen kitaplar, engelli çocukların kendilerini daha görünür hissetmelerine alan açarken, diğer çocukların da kendilerine benzemeyen akranlarına dair sevgiyle farkındalık kazanması için vesile oluyor.
Leyla Deveci’nin KarKER isimli kitabı ise, Kürtçe yazılmış bir hayvan hakları hikayesi. Hikaye, insanlar tarafından kullanılan bir eşeğin özgürleşmesi ve hayvanlarla birlikte insanlara yardım ederek barışa öncülük etmesini anlatıyor. Kitap, Doç. Dr. Nurettin Beltekin’in de dahil olduğu bir değerlendirme sürecinden geçirildi. Bölgede yaşayan 8-13 yaş aralığındaki yaklaşık 3 bin çocuğa ulaşması planlanan hikayenin ilk 1000 baskısı, Diyarbakır, Batman, Mardin ve Van’daki sivil toplum örgütleri aracılığıyla çocuklara dağıtıldı.
KarKER, hayvanların da insanlar gibi acı çekebilen, hak sahibi canlılar olduğunu hem edebiyatın hem de görselliğin gücünü kullanarak çocukların anlam dünyasına kazandırmaya çalışıyor. Kitabın sonunda okuycuların hikayeye dair geri bildirim verebileceği sorular da var. Ayrıca sosyal medya üzerinden çocukların kendi çizimlerini paylaşabileceği bir süreç de kurgulandı.
Çocuklar, büyümenin karmaşık yolculuğunda, bu tür hikayelerle hem kendi iç evrenlerini hem de dışarının seyrini fethetme cesareti buluyor. Sadece eğlenceli zamanlar hediye etmeyen aynı zamanda anlamak, tanımak ve kabullenmenin küçük bilgeliklerini sunan bir seyahat bu: Bazen bir mirketin mesafeli arkadaşlığında, bazen özgürleşmek isteyen bir eşeğin sırtında katedilen.