1. Anasayfa
  2. /
  3. Söz Devri
  4. /
  5. Söz Devri | Buket...

Söz Devri | Buket Kapısız ile Görünmez Sınırlar

Bu hafta sözü bizden devralan konuğumuz, şehir plancısı ve dansçı Buket Kapısız. Doğup büyüdüğü İstanbul Gazi Mahallesinde edindiği deneyimlerin kendisine doğal bir aktivist kimlik kazandırdığını belirten Buket, mekan ve yerleşimlere dair bakış açısını lisans eğitimi sayesinde hak temelli bir çerçeveye oturtmuş. Çocuk kamplarında gönüllü hareket eğitmenliği yapmaktan yetişkinler için dans atölyeleri tasarlamaya; onur yürüyüşlerinin dans koreografilerini üstlenmekten topluluk başlatıcılığına kadar pek çok farklı etkinliğin hazırlık ve organizasyonunda yer alan Buket’in Sivil Düşün destekli Görünmez Sınırlar çalışma hikayesini kendi ağzından dinleyelim:                                   

Merhaba, ben Buket Kapısız. Haftanın söz devrinde, Görünmez Sınırlar çalışmasıyla, mikrofon bende!

Kent hakkı, kültür hakları ve beden hakları üzerine var olan problemleri tespit ederek sahada çözüm sunmayı hem şehir plancısı, hem dansçı ve hem de Buket olarak oldukça önemsiyor ve kendimi bu konuda sorumlu hissediyorum.

Doğup büyüdüğüm İstanbul’u – şehir plancısı ve dansçı gözüyle- çoğu kez gözlemlerken bulurum kendimi. Ve hep şu soruyu sorarım: Bir arada yaşayan bu kadar kalabalık bir insan grubunun şehrin mekanlarında anlık buluşma ve etkileşimleri neden kısıtlı kalıyor?

İstanbul’da Gazi Mahallesi semtinde büyüdüm ve mesleğim sebebiyle genelde sosyoekonomik olarak daha avantajlı durumda olan ilçelere gitmem gerekiyordu. Bu dolaşım sayesinde, aynı gün içinde birbirinden farklılık gösteren iki farklı yerleşkede bulunmanın kendimde bambaşka benlikler oluşturduğunu fark ettim.

Böylece, güvende hissetme hallerim, kendimi ifade ediş biçimlerim ve olaylara verdiğim reaksiyonlar bu iki ilçede nasıl, neden farklılaşıyor soruları üzerine düşünmeye başladım.

Sehir plancılığı lisansım süresince toplumsal ve mekansal ayrışmalar (social & spatial segregation) üzerine çalışmalarım oldu. Anderson tarafından, sosyal ayrışma, gruplar arasında artan sosyal ve kültürel farklılıklara yol açan, etnik ya da sosyal olarak farklı grupların mekansal ayrımlaşmasıdır şeklinde tanımlanan bu kavramı, günlük pratiklerimden edindiğim hissiyatlarla İstanbul üzerinden düşünmeye başladım.

İnsanlara bazı ilçe isimlerini söyleyip ne düşündüklerini sorduğumda, aslında ilçelerin mekan ve sakinlerine dair zihinlerde genelleyici kimlikler oluşturduğumuzu; iletişim kurma konusuna ise sınırlarla yaklaştığımızı örnekler üzerinden tanımlamaya başladım. Yanı sıra, ulaştığım başka bir ilginç bulgu şuydu: İnsanlar, farklı olarak tanımladıkları ilçelerin kamusal mekanlarına uğramakla ilgili çok da gönüllü görünmüyorlardı.

Şehrin belirlenmiş bölgelerinde bulunan kendi güvenli alanlarımızda, benzerlikler içerisinde vakit geçirmeye meyilliydik. Şehrin geneline hizmet etmeyi amaçlayan belli kamusal mekanlar sınırlı insanın uğrak noktası oluyor, böylece hedeflenen heterojen yapısından uzaklaşıyordu. Bu mekanlarda, farklı olanlarla anlık buluşmalara kapalı; benzer/ bizden olanlarla iletişime daha açık bir varoluş hali mevcuttu.

Günlük hayatın sorunlarına çağdaş dansla nasıl çözüm sunabilirim sorusu sanatçı kimliğimin en önemli üretim motivasyonlarından biri. Kamusal mekanlara ilişkin olarak tespit ettiğim bu probleme de çağdaş dansın çözüm bulma potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu çoğu kez deneyimledim.

Konuşarak edineceğimiz önyargılara ara verip hakkında hiç bilgi sahibi olmadığımız insanlarla ilk buluşmayı, bedensel bir temasla yaptığımızda neler değişir? Konuşarak iletişim kurmaya çekindiğimiz insanlarla, bedenle buluşmayı denediğimizde nasıl bir yol buluruz kendimize? İşte kafamda bu sorular eşliğinde, Görünmez Sınırlar projesinin gerçekleşmesi için Sivil Düşün platformuna ulaştım. İnsanları belki girmekten çekindiği, belki iletişim kurmaya çok da gönüllü olmadığı başkalarıyla bedensel üretime davet eden anlık buluşmalar önerdim.

Görece bakıldığında birbirinden farklı yaşam dinamiklerine sahip Kadıköy ve Fatih ilçelerini seçtim ilk aşamada. Bu iki semtin yalnızca ismini söylediğimde dahi, insanların zihninde ilçe sakinlerine ve ilçelerin mekanlarına dair profiller oluşuyordu. Görünmez Sınırlar projesi aracılığıyla insanları kamusal mekanlarda anlık hareket atölyelerine davet ettim. Farklılık ve benzerliklerimizle beraber, bedenlerimizle tanışmaya ve kolektif bir üretime bir davetti bu… Ne mutludur ki bu davetimi kabul etti insanlar. Kadıköy Moda Sahili ve Balat Sahilinde gerçekleştirdik buluşmalarımızı. Birbirini tanımayan bu insanlar, atölye süresince beraberce üretti ve hatta sonrasında beraber yemek yemeye bile çıktılar.

Görünmez Sınırlar projesinin, şehrin farklı sınırlarla uzaklaştırılmış ilçelerinde devam etmesini planlıyorum. Şehir sakinlerine, beraber olmaya açık oldukça, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir problem olmadığını hatırlatmak isterim. Herkesi farklılıklarımızla beraber daha üretken ve bize ait olan kentin her mekanında keyifle var olmaya davet ediyorum!

 

instagram: @buketkapisiz | @gorunmezsinirlar

Skip to content