Merhaba, ben Psikolog Deniz Bağdaş. Çocuk ruh sağlığı ve çocuk hakları alanında 15 yıllık deneyim sahibiyim. İklim değişikliğinin yaşamlarımıza nasıl etki ettiği artık günlük hayatta da artık aşikar. Çocukların bu süreçlere dair farkında kılınması ve uyum sağlaması hem benim hem topluluğumun odak alanlarından.
İklim eylemi politikalarına çocuk dostu yaklaşımların entegre edilmesi vazgeçilmez. Biz, Çocukların İklimi Topluluğu olarak, Ağustos 2023’den beri bunun savunuculuğunu yapıyoruz. Bugüne kadar birçok çalışma ile çocuk haklarının korunmasına yönelik çeşitli adımlar attık. Son çalışmamız ise Sivil Düşün desteğiyle hayata geçti. İsmi, İklim Değişikliği Yeni Normalinde 40 Derecede Çocuk Olmak.Bu ismi kullandık çünkü aslında bir uyarıda bulunmak istiyoruz. Ebeveynler bilir, çocuklarımız ateşlendiğinde gördüğümüz rakam 40 dereceyi buluyorsa endişeleniriz. Gezegen öyle ısındı ki havanın 40 derece olması bizim için normal hale geldi. Bu, ekosistemin hasta olduğu uyarısı demek. Ve çocuklarımız 40 derecede oyun oynayamaz.
Bu sloganla çocukların temiz, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını korumak istiyoruz. Daha yaşanır bir
kent ortamı yaratılmasına katkı koymayı amaçlıyoruz.
İklim değişikliği kaynaklı sıcak hava ve özellikle oyun park alanlarının buna uyumlu olmayışı çocukların oyun hakkını kısıtlıyor. Topluluk olarak daha önce yürüttüğümüz bir araştırmada İzmir/Gaziemir’de yaşayan çocukların yüzde 87’si kendilerinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtmişti. Bu anket çalışması bize onların, bütün diğer duyguların yanında en çok korkuya kapıldıklarını gösterdi. Yine ankete katılan çocuklar, yazın oluşan aşırı hava olaylarının, onların uzun süre evde kalmalarına sebep olduğunu, bunun da yine oyun haklarının kısıtlanması anlamına geldiğini ifade ettiler.
Bu durum bize mevcut oyun alanlarının ekolojik ve pedagojik unsurlara göre yeniden planlanması gerektiğini gösterdi. Böylece biz de iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini ele alarak çocuk haklarının korunmasına yönelik önlemler geliştirmeye başladık.
40 derecede çocuk olmak çalışmamızın merkezinde, çocukların öznesi olduğu bir katılım ve tasarım stratejisiyle hayata geçecek eko-park dönüşüm modeli var. Projemiz bu yönüyle oldukça yenilikçi. Bu oyun parkının tasarım sürecinde çocukların da katılımcı olmasını gözettik. İzmir/Gaziemir’de yaşayan ve Belediye Çocuk Meclisi üyesi olan çocuklarımızın savunuculuk kapasiteleri ve sorunla yaratıcı şekilde baş etme becerileri bu çalışmalarla anlamlı şekilde gelişti.
Çalışmamızı hayata geçirmek kadar onu daha geniş kitlelerle paylaşmak, böylece etkisini katlamak da bizim için önemliydi. Biz katılımcı bir model ürettik; bu neden farklı şehirlerde farklı çocuklara ulaşmasın… Topluluğumuzdan eğitmen Mine Özbek yaratıcı drama yöntemini kullanarak atölyeler tasarladı. Hem bunlardan hem de yürüttüğümüz savunuculuk işlerinden ilham alarak bir de kitap ürettik. 40 Derecede Çocuk Olmak isimli bu hikaye kitabı, çocuklarla birlikte eko-park yolculuğumuzu anlatıyor.
Eğer siz de projemizin çıktılarına erişmek ve çocuk katılımlı eko-park dönüşüm modelini yaygınlaştırmak isterseniz Instagram sayfamızdan bizi takip edebilir, mesaj yoluyla iletişime geçebilirsiniz.