Söz Devri |Fatoş Kaytan ile Romani Godi

Romanlar epey şahıslarına münhasır bir yaşayan topluluklar. Onların bağrından çıkmış Romani Godi de öyle. Tarihten dile Roman kültürünün kaybolma tehlikesi altında bulunan tüm öğeleriyle ilgili toplumsal hafıza çalışmaları yapan ekibin kendi topluluklarına nasıl biçim verdiklerini kendi ağızlarından dinleyelim.

Merhaba Ben Romani Godi’den Fatoş Kaytan. Topluluğun hem kurucularından biriyim hem de yönetim kurulu başkanlığını yürütmeye çalışıyorum.
Bizler, Romanların yaşadığı eşitsizlikleri dert edinen; Roman dili, kültürü ve tarihinin yüz yüze olduğu kaybolma tehlikesine karşı söz söyleme, bir şeyler üretme telaşı yaşayan bir grup genç olarak bir araya geldik. Bizi topluluğa dönüştüren en güçlü motivasyon bu aslında: Farklı bakış açıları ve deneyimlere sahip olsak da ayrımcılığa karşı ortak bir akıl oluşturabildik. Romani Godi de zaten Romanes dilinde Roman aklı anlamına geliyor. Aynı zamanda Roman Hafıza Çalışmaları isminde bir derneğimiz var.

Romanların yaşadığı eşitsizlikleri, ayrımcılıkları, hak ihlallerini ve kültürlerinin yok olma tehlikesini ele almak; Antigypsyism (Roman Karşıtlığı) geçmişini ele almak demek. Bu da toplumsal hafıza ile yüzleşmek demek. Biz adımlarımızı bu yolda atarken toplumsal barışın tesisine de katkıda bulunmayı umuyoruz.
Biz hızlı, dinamik ve istekli bir ekibiz öte yandan geniş bir coğrafyada dağınık şekilde yaşıyoruz ve bu durum çalışmalarımız çeşitlenip çoğaldıkça bize sınırlılıklar getirmeye başladı. Sivil Düşün’le tanışmamıza tam da bu zorluklar vesile oldu. Bi etkinlik düzenlemek istiyorduk ancak kapasitemiz elvermiyordu. Sivil Düşün’den aldığımız destekle Strateji Planlama ve Kapasite Geliştirme Çalıştayını gerçekleştirdik.

Bu buluşmada neler yaşandı? Bir kere, bir araya geldiğimiz günden bu yana kimileri için kısa ama bizler için nice güzellikler ve acılar barındıran iki yıllık süreci gözden geçirme fırsatı yakaladık. Bu beraberlik, değişen şartlarımızı masaya yatırmak için bulunmaz bir imkan sundu bize. Topluluğumuzun güçlü, avantajlı yönleriyle beraber eksikliklerimiz ve geliştirilmeye ihtiyaç duyan yanlarımızı da istişare ettik. Öyle ya, topluluk olmak yalnız bize iyi gelen ortaklıkları paylaşmakla bitmiyor, sorumlulukları da bölüşmek gerekiyor. Araştırmalar, izlemeler, raporlamalar yapıyor; savunuculuk çalışmaları yürütüyor; kampanyalar düzenliyoruz.

Tüm bunlar için çaba ortaya koyarken gönlümüzde yatan aslan, yaşadığımız yerin sınırlarını aşıp uluslararası etkinin parçası olmak… Romanların yaşadığımız ülkenin sınırlarının ötesinde var olan insan hakları mücadelesine katkı sunmak… Tam da bu noktada yine Sivil Düşün desteğiyle Belgrad ve Brüksel’e gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerden bahsetmeden olmaz. Bu ziyaretlerde yeni tanışıklıklar edindik, karşılıklı olarak deneyimleri değiş tokuş ettik. Belgrad’a Romani Godi adına imzalanan Romanes kitap hediyeleri değil sadece heybemizi dolduranlar… Roman sanatçıların eserlerinin bulunduğu bir sergide misafir olmak, bize hayallerimizin hiç de uzak olmadığını kanıtladı.

Rom, Dom, Lom , Abdal….. yeryüzünde kimsenin var oluşundan dolayı ayrımcılığa uğramadığı Roman tarihinin, kültürünün ve dillerinin daha görünür olacağı günlerin umudu ile: Opre Roma!