1. Anasayfa
  2. /
  3. Söz Devri
  4. /
  5. Yaşam için Yasa İnisiyatifi:...

Yaşam için Yasa İnisiyatifi: Hayvanlar gününü neden kutlamıyoruz?

Söz Devri | Yaşam için Yasa İnisiyatifi

Bu Perşembe sözü bizden devralan konuğumuz Yaşam için Yasa İnisiyatifi.

Ekip, ekolojik yıkıma, hayvan, insan, işçi, kadın, çocuk, engelli, LGBTİ+, çevre ve yaşam hakları ihlallerine, iklim krizine, artan şiddete, ayrımcılığa, emniyetsizliğe karşı kapsayıcı, katılımcı ve dönüştürücü bir eşitlik, özgürlük, barış, hak ve adalet söylemi ve siyaseti geliştirmek yolunda çalıştığını ifade ediyor.

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Gününü neden kutlamıyorlar, Hayvan Hakları Yasası için ne düşünüyorlar, Sivil Düşün desteğinden nasıl faydalanıyorlar? Mikrofon onlarda:

Biz hayvan hakları savunucuları olarak, hayvanların değil hayvanların haklarının savunulması ve korunması için mücadelenin gereğine inanıyoruz. İnsan dışı hayvanları insanların zulmünden koruyamadığımız; hayvan haklarının tanındığı bir yasanın çıkarılması için gösterdiğimiz tüm çabaların yok sayılarak ne isminde ne hükümlerinde hayvan haklarının yer bulmadığı, iddia edilenin aksine, insan dışı hayvanları korumaktan dahi aciz olan bir yasanın yürürlüğe girdiği bu yıl da, Hayvanları Koruma Gününü kutlamıyoruz.

 

2020 yılında en az 1 milyon 200 bin insan dışı hayvan katledildi, sayısı 23 milyona yaklaşan hayvan işkenceye maruz kaldı, en az 1 milyon 200 bin hayvan esaret altında tutuldu, 53 binden fazla hayvanın beden dokunulmazlığı ihlal edildi*. Hayvanların haklarının yok sayıldığı, insanların diğer türlere olan sömürüsünün devam ettiği bir yıl daha geride kaldı.

Bu sömürüye karşı yola çıkarak hayvanların var olan haklarının yasalar aracılığıyla somut koruma mekanizmalarına dönüştürülmesi için gösterdiğimiz çaba ise yine hayvan sömürüsünden rant elde eden insanların maddi gelirleri karşısında görmezden gelinmeye çalışıldı. Tam da bu sebeple, hayvanlar için kutlanacak hiçbir durumun olmadığını, hatta aksine yasta olduğumuzu söylüyoruz. Yine de hayvanlar için verilecek mücadeleler bitmedi; bu sebeple 4 Ekim haftasını bir kutlama vesilesi değil, mücadelemizi perçinleyen öfkemizi diri tutan bir hatırlatıcı olarak görüyoruz.

* http://hayvanhaklariizleme.org/basin-aciklamasi-2020-yili-hayvan-haklari-ihlal-raporu/

Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, 9 Kasım 2019’da aramızdan ayrılan, hak savunucusu dostumuz Burak Özgüner’in annesi Eray Özgüner’in çağrısıyla bir araya gelen; eşit, adil ve yaşanabilir bir dünya için çalışan düşünen, üreten aktivistler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve araştırmacılar tarafından kuruldu. Amacımız, yıllardır çıkması için mücadele ettiğimiz Hayvan Hakları Kanunu için bir arada çalışabilmek ve hayvanların yararına bir metin çıkmasını sağlamaktı.

Bu amaç için Sivil Düşün bize, kamuoyunu bilgilendirici canlı yayınlar organize etmemiz, Türkçe ve İngilizce haberler hazırlamamız için gerekli desteği sağladı. Projeye başladığımızda amacımız tasarıya dair taleplerimizle sebeplerini açıklamaktı ancak ilk yayından sonra tasarı genel kurulda görüşüldü ve kanunlaştı. Geri kalan yayınlarımızda, kabul edilen maddelerin hayvanlar için ne anlama geldiğini anlatmaya çalıştık. 

Hayvanları Koruma Kanunu 2004 yılında yürürlüğe girdi, 2011 yılından beri de değiştirilmesi gündemde. Hayvan hakları savunucuları 2011 yılından bu yana, kanunun hayvanlar lehine değişmesi için mücadele ediyor. Ancak 14 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayınlanan bu yeni kanun, hayvan hakları aktivistlerinin taleplerini tamamen görmezden gelerek hazırlandı.

2011, 2014 ve 2018 yıllarında da hükümetin hazırladığı ve hayvanlar için tecrit, ölüm anlamına gelen maddeler içeren kanun taslakları, aktivistlerin baskısıyla geri çekilmiş ve yine baskılar üzerine 2019’da Meclis Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu kurulmuştu. Komisyon, beş partinin üzerinde anlaştığı ve hayvanlar için olumlu değişimler yaratacak tavsiyeler içeriyordu ancak kabul edilen yeni yasa, komisyonun tavsiye ettiği tek bir maddeyi bile içermiyor. 

Müjde olarak yayınlanan bu yeni yasa hayvanlar için bir değişim yaratacak mı? Bu soru Sivil Düşün desteğiyle hazırladığımız canlı yayınlarda ve haberlerde en çok konuştuğumuz şey oldu. Uygulamada hayvanlar için değişen bir şey olmadığını, yasanın tamamen tuzaklarla dolu olduğunu görüyoruz. Eski yasada pek çok soruna sebep olan sahipli-sahipsiz ayrımı kaldırılmış gibi görünse de, uygulamada, sokakta yaşayan bir hayvanın yaşadığı ihlalde, suç üstü hali yoksa, şikayet hakkı Tarım ve Orman Bakanlığına verilmiş durumda; bu da fiilen cezasızlık anlamına geliyor. Hayvanat bahçeleri, yunus parkları kapatılmıyor. Hayvanlar üzerinde deneyler devam ediyor.

Av turizmi adı altında hayvanların yaşam hakkı ihale konusu ediliyor, hayvanlar zevk uğruna vuruluyor. Petshoplarda satılan hayvanlardan bazı türlerin esareti, gözümüzden uzakta üretim çiftliklerinde devam edecek, bazıları için ise bu durum dahi değişmeden aynı kalacak. Mezhabalara, süt veya yumurta çiftliklerine, buralara götürülmek için günlerce aç ve susuz, işkenceye maruz kalarak taşınan hayvanlara ilişkin hiçbir düzenleme getirilmiyor. Sokakta yaşayan hayvanlara karşı en fazla suç işleyen belediyeler açısından da cezasızlık sürüyor. Kasten öldürme suçu için öngörülen cezanın üst sınırdan verilmesi halinde dahi failler cezaevine girmiyor.

Medya tarafından verilen tutukluluk haberlerinin çoğu insanların kanunun işlediğini düşünmeleri için bir aldatmaca niteliğinde. Öyle ki, takibini yapmaya çalıştığımız vakaların tamamında ilk itirazla birlikte faillerin hepsinin cezaevinden çıktığını görüyoruz. Tam da bu yüzden hiçbir şekilde kabul etmediğimiz bu yasanın bir gece apar topar TBMM’den geçirilmesi sebebiyle aslında hiçbir şeyin bitmediğini, hatta eskisinden de çok ses çıkarmamız ve hayvanların maruz kaldığı sömürüyü herkese duyurabilmek için daha da çaba göstermemiz gerektiğini biliyoruz.

Sivil Düşün desteğiyle yaptığımız canlı yayınlar ve haberlerle olabildiğince çok kişiye ulaşmaya, nasıl bir hayvan hakları yasası istediğimizi ve nasıl bir hayvan hakları yasasını uygulatmaya çalıştığımızı anlattık. Bundan sonra da anlatmaya, hayvanlara yönelik sömürüyü dillendirmeye, yanlış algı yaratmak için durumu farklı gösteren haber ve yayınlara karşılık gerçekleri konuşmaya devam edeceğiz.

Burak Özgüner’in de dediği gibi, “Hayvanlar, insanlar ve doğa için yani istisnasız herkes için topyekun özgürlük isteyenler olarak, bulunduğumuz yerden dünyayı değiştirmeye devam edeceğiz, reddedişimiz, neşemiz, öfkemiz ile.

İnisiyafin çalışmalarını takip etmek için tıklayın.

Skip to content