1. Anasayfa
  2. /
  3. Haber Arşivi
  4. /
  5. Vatandaş ne kadar eşit,...

Vatandaş ne kadar eşit, aktif katılım ne kadar mümkün?

Denge ve Denetleme Ağı (DDA), Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) ve Konda Araştırma-Danışmanlık ortaklığında yürüttüğü “Türkiye’de Vatandaşlık Algısı: Eşit Vatandaşlık ve Aktif Vatandaşlık” başlıklı araştırmasını tamamladı. DDA, yeni bir anayasa yazım sürecinin başlamasıyla birlikte, vatandaşlık algısı ve dönüşümünün yeniden düşünüleceğini, eşit ve aktif vatandaşlık tanımlarının dönüşeceğini umut ediyor. Bireylerin siyasal sisteme, yani devlete olan üyelik bağı olarak tanımlanan vatandaşlık kavramı, uluslararası nüfus hareketlerinin gündemde olduğu gününümüzde, daha bütüncül bir bakış açısı ile değerlendirilmeye ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaç, vatandaşlığın, bir milliyete bağlılık yerine, ortak bir hukuki yapıya bağlılık olarak tartışmaya açılması için de önemli bir fırsat sunuyor. Kamuoyu araştırmasının ortaya koyduğu en çarpıcı sonuçlar şöyle: Hak Var, Hukuk Yok! Vatandaşlık tanımında haklarla ilgili bir uyanış olmasına rağmen, hukuk temelli bir ortak yaşam anlayışının hala eksik olduğu görülüyor. Görüşülenlerin yüzde 50’si, vatandaşlığı, “yasalarda ifade edilen haklar” olarak algılarken; yalnızca yüzde 23’ü, insanlar arasındaki vatandaşlık bağını, “herkesi bağlayan yasalar” üzerinden tanımlıyor. Pasif, Utangaç, Sorgulayan, Eyleme Geçen Vatandaş Aktif vatandaşlık, temelde, katılımın tüm vatandaşlar için mümkün kılındığı ve vatandaşların da katılmak için istek duyduğu bir çerçeveyi işaret ederken; Türkiye’de, vatandaşlık görevlerini yerine getirmek ve hak taleplerini dillendirebilmek üzerinden değerlendiriliyor. Bu çerçevede, aktiflik derecelerine göre 4 farklı vatandaşlık profili ortaya çıkıyor: Pasif vatandaşlık: Daha çok, vatandaşlık görevlerini yerine getiren fakat vatandaşlık haklarını elde etmek veya hak ihlallerine karşı çıkmak için eyleme geçmeyen grup, Utangaç vatandaşlık: Eyleme geçmek isteyen ancak ne yapmaları gerektiğini bilmeyen, bunu araştırmaya yeltenmeyen grup, Sorgulayan vatandaşlık: Her zaman eyleme geçmeyen ama karşılaştıkları hak ihlalleri ile ilgili ne yapmaları gerektiğini araştıran ve sorgulayan grup, Eyleme geçen vatandaşlık: Karşılaştıkları haksızlıklar karşısında sorgulama, şikayet etme, protesto etme, imza kampanyasına katılma, hukuki süreçlere başvurma gibi eylemlerle kendilerinin veya başkalarının mağduriyetini azaltma çabasında olan grup. Aktif Vatandaş, Bir Arada Yaşamak için Şart! Aktif vatandaşlığın artmasıyla birlikte, farklı din ve etnik gruplara olumlu bakış da artıyor. Buradan hareketle, Türkiye’de aktif vatandaşlığa ilişkin algı ve pratiklerin gelişmesi, Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecine de katkıda bulunur diyebiliriz. Eyleme geçen vatandaşların yüzde 71’i, çocuğunun farklı mezhepten/farklı dinden/farklı etnik kökenden biriyle evlenebileceğini söylerken, pasif vatandaşların yalnızca yüzde 40’ı bunu onaylıyor. Siyasete Etki Edemem, Sivil Toplumda İşim Yok! Siyasete ve sivil topluma katılım, “iyi vatandaşlık” için en az önemsenen özellikler olarak ortaya çıkıyor. Toplumun yüzde 53’ü, siyasete etki edemeyeceğini düşünüyor. Herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye veya gönüllü olma oranı ise yalnızca yüzde 18. Bu durum, aktif vatandaşlığın gelişimi için zorlayıcı bir ortamın var olduğuna işaret ediyor. Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Skip to content