1. Anasayfa
  2. /
  3. Haber Arşivi
  4. /
  5. Yüksekova Kadın Derneği ile...

Yüksekova Kadın Derneği ile Türkiye’de kadın olmak üzerine

“Eşitlik ve özgürlük için, her gün 8 Mart, her gün mücadele edeceğiz. Yaşasın kadın dayanışması,” diyor Yüksekova Kadın Derneği. Sivil Düşün AB Programı’nın desteklediği sivil toplum örgütlerinden birisi olan Yüksekova Kadın Derneği ile dernek çalışmaları, Sivil Düşün AB Programı ile ilişkileri ve Türkiye’de kadın olmak üzerine sohbet ettik. Sizi tanıyabilir miyiz? Yüksekova Kadın Derneği Mart 2009 tarihi itibariyle kurulmuştur. Derneğimiz öncelikle toplumsal cinsiyet eşitliğini temel ilke alır. Kadına hukuki destek sağlamak, kadınlara yönelik istihdam, şiddetle mücadele, demokratikleşme, insan hakları konulu projeler hazırlayıp bunları yaşama geçirmek, kadınların karşılaştığı sorunlara karşı ortak tavır geliştirmek, kız çocuklarının eğitim ve öğretim süreçlerinden yararlanmasına mani olan her türlü engelin karşısında olmak ve mücadele etmek, kız çocuklarının ve kadınların ilköğretim, ortaöğretim, üniversite ve her türlü meslek eğitimlerinden ve açık öğretim gibi dışarıdan bitirme ya da yetişkin programlarından faydalanmalarını sağlamak, eğitim ve öğretimi teşvik etmek, meslek edindirici kurslar verilmesini sağlamak, kadınlar için danışma merkezi açmak ve yürütmek için faaliyet göstermek, mağdur ve yardıma ihtiyacı olan kadınlar için yardım kampanyaları düzenlemek ve yardım verebileceklerle onları buluşturmak gibi amaçları vardır. Yüksekova Kadın Derneği’nden ve faaliyetlerinizden biraz söz edebilir misiniz?  Derneğimiz 2010 yıllarında SODES kapsamında Hepimiz İçin Birimiz projesi kapsamında Yüksekova ilçe merkezi ve 10 köyde bilgilendirme ve eğitim kursu açarak, kız çocukları ve kadınların okutulmasına yönelik çalışmalar yaptı. 2011 yılında Global Diyalog kapsamında Anlattıkça Güçlenen Kadınlar projesi faaliyetlerince ilçede kadın danışma merkezi kurarak bünyesinde gönüllü bulanan avukat ve psikolog dâhilinde kadınlara sosyal, fiziksel ve hukuki anlamda destek sağladı. 2012 yılında Global Diyalog kapsamında Gelişen Yüksekova, Değişen Kadınlar projesi ise kadın danışma merkezi faaliyetlerini yürüterek, bir ilke imza atacak olan ilçede kadın sorunlarına yönelik bir anket çalışması yaparak, ilçede kayda değer olacak yüzdelik veriler sağladı. 2012 yılında Açık Toplum Vakfı dâhilinde Kadınlar Bilinçleniyor projesinde kadın şiddetine yönelik panel ve kitapçıklar basarak bu çalışmaları mahallerde ve köylerde yaparak büyük bir başarı sağladı. Sivil Düşün AB Projesi desteğiyle kadın sivil toplum kuruluşlarıyla, El Ele projesi kapsamında paneller düzenledik, üç bin adet broşür ve bin adet Kadına Şiddet El Kitabı dağıttık. Türkiye’de kadınlar için en büyük sorun/sorunların neler olduğunu düşünüyorsunuz? Erkek şiddeti. Sizce çözüm ne? Çözüm kadınların güçlenmesi. Şiddet ortamını terk edebilecek güce sahip olmaları, bunun olanaklarının yaratılmış olması. Güçlenme, aynı zamanda kadın olduğumuzun bilincinde olmak, dayanışabilmek, eşitlik için mücadele edebilmektir. Kadınlar, erkek egemen ideolojinin doğal sürdürücüsü olduklarından, öncelikle kadınlara yönelik bir farkındalık eğitimi planlanmalıdır. Kadın mücadelesinin temeli, var olan eşitsizliğin farkına varıp özden kopmayan bir eşitlik ve özgürlük mücadelesi vermek olmalıdır. Cinsiyet eşitliği konusunda çeşitli eğitimler hazırlanıp, düzenli bir hal alması sağlanmalıdır. Yüksekova Kadın DerneğiSivil Düşün AB Programı’ndan nasıl haberdar oldunuz? Sivil Düşün desteğinden söz edebilir misiniz? Web siteleri üzerinden haberdar olduk. Hedef grubumuzu oluşturan Hakkâri ili ve Yüksekova ilçesinde bulunan kadın STK’larla bir çalışma içerisinde bulunmak istedik. Bununla ilgili projemizi hazırlayarak sunduk. Bu kapsamda ilde bulunan kadın STK’lar ve sendikalarla görüştük. Panel yapılacak yer kiralandı. Bu kapsamda kadın şiddeti ve hukuki düzenlemeler konusunda Avukat Hülya Gülbahar panelimizin konuğu oldu. Üç bin adet broşür ve afişi şehrin görünür yerlerine astık. Bin adet şiddet el kitabı dağıttık. Sivil Düşün AB Programı hakkındaki düşünceleriniz neler? Düşlerimizi gerçekleştirdikleri için minnettarız. Bu tür etkinliklerin devamını dileriz. Sloganımızı belki biliyorsunuzdur, “Her şey bir sivil düşle başladı.” Sizin sivil düşünüz ne? Kadın, yaşam özetidir. Kadınlar Günü’ne yönelik bir mesajınız var mı? 8 Mart’tan 8 Mart’a, Kadınlar Günü kadın sorunları hakkında yerli yersiz konuşmalar yapılan, kadınlarla erkekler arasında komik ve aslında traji-komik bir çekişme gibi sunulmaya çalışılan, karanfiller dağıtılan bir “gün” haline getirilmiştir. Oysa ne kadınların eşitlik ve özgürlük için mücadeleleri bir güne sığdırılabilir ne de kadınlar 8 Mart’ı bir kutlama günü olarak kabul edebilir. Kutlama ne için yapılır? Kadınların eşitsiz muameleye maruz kalmasında bir eksilme olmaksızın, kadın cinayetleri ve kadına yönelik eşitsizlik artmışken? Cenazesi olana, derdi olana karanfil mi verirsiniz? Çünkü kadınlar, eşit muamele görmeye başkaldırmadıkça özgürleşemeyecekler. 8 Mart’ta ve yılın diğer günlerinde her zaman, her yerde kadınlar için fırsat eşitliği, eşit hak, eşit katılım… Bu nedenle eşitlik ve özgürlük için, her gün 8 Mart, her gün mücadele edeceğiz. Yaşasın kadın dayanışması.

Skip to content